Contrivance İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Contrivance İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Contrivance

İngilizce Anlamı: a plan or scheme, especially one that is cunning or designed to deceive

(Türkçe Anlamı: özellikle kurnaz veya aldatıcı olması amaçlanan bir plan veya düzenleme)

Örnek Cümleler:

  1. He came up with a contrivance to cheat on the test. (Sınavda kopya çekmek için bir düzenleme buldu.)
  2. The contrivance of the company’s marketing strategy was impressive. (Şirketin pazarlama stratejisinin düzenlenmesi etkileyiciydi.)
  3. The detective saw through the criminal’s contrivance. ( Dedektif suçlunun düzenlemesini çözdü.)
  4. She used a contrivance to avoid paying her taxes. ( Vergilerini ödemekten kaçınmak için bir düzenleme yaptı.)
  5. The contrivance of the magician’s tricks was fascinating. (Sihirbazın numaralarının düzenlenmesi büyüleyiciydi.)
  6. The new software is a contrivance to increase productivity. (Yeni yazılım, üretkenliği artırmak için bir düzenlemedir.)
  7. The contrivance of the plan was so elaborate that it took months to execute. (Planın düzenlemesi o kadar karmaşıktı ki uygulamak aylar sürdü.)
  8. The contrivance of the heist was well-planned and executed flawlessly. (Soygunun düzenlenmesi iyi planlanmış ve hatasız bir şekilde gerçekleştirilmiştir.)
  9. The contrivance of the scam fooled many people. (Dolandırıcılığın düzenlenmesi birçok insanı kandırdı.)
  10. The contrivance of the experiment was ingenious. (Deneyin düzenlenmesi dahi bir çalışmaydı.)
  11. The contrivance of the new device revolutionized the industry. (Yeni cihazın düzenlenmesi endüstriyi devrim yarattı.)
  12. The contrivance of the plan was risky, but it paid off. (Planın düzenlenmesi riskliydi, ama sonuçta başarılı oldu.)
  13. The contrivance of the movie’s plot kept the audience on the edge of their seats. (Filmin senaryosunun düzenlemesi, seyirciyi heyecanlandırdı.)
  14. The contrivance of the con artist’s scheme was impressive. (Dolandırıcının düzenlemesi etkileyiciydi.)
  15. The contrivance of the new invention was groundbreaking. (Yeni icadın düzenlenmesi çığır açıcıydı.)
  16. The contrivance of the business model was unique and successful. (İş modelinin düzenlenmesi benzersiz ve başarılıydı.)
  17. The contrivance of the plan was so complex that it required a team of experts to execute. (Planın düzenlenmesi o kadar karmaşıktı ki uygulamak için bir uzman ekibe ihtiyaç vardı.)
  18. The contrivance of the scam was exposed by an investigative journalist. (Dolandırıcılığın düzenlemesi
  1. The contrivance of the scam was exposed by an investigative journalist. (Dolandırıcılığın düzenlemesi, bir araştırmacı gazeteci tarafından ortaya çıkarıldı.)
  2. The contrivance of the plan required a lot of attention to detail. (Planın düzenlenmesi, detaylara dikkat göstermeyi gerektirdi.)
  3. The contrivance of the proposal was well-received by the board members. (Teklifin düzenlenmesi, yönetim kurulu üyeleri tarafından iyi karşılandı.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.