Wakey İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Wakey İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Wakey

Wakey, “uyanık, uyanık olma” anlamına gelen bir İngilizce kelime.

Örnek cümleler:

  1. Wakey, it’s time to get up and start your day! (Uyanık ol, kalkma zamanı geldi!)
  2. She shouted, “Wakey, wakey!” to her sleepy friend. (Uyanık ol, uyanık ol! diyerek uykulu arkadaşına seslendi.)
  3. I always need a cup of coffee to get wakey in the morning. (Sabahları uyanmak için her zaman bir fincan kahveye ihtiyacım var.)
  4. The loud alarm clock made sure I was wakey enough to start my day. (Yüksek sesle çalan alarm saatim günüme başlamak için yeterince uyanık olmamı sağladı.)
  5. He rubbed his eyes and tried to get wakey after staying up all night. (Tüm gece uyanık kaldıktan sonra gözlerini ovuşturdu ve uyanık kalmaya çalıştı.)
  6. She drank an energy drink to get wakey for her night shift. (Gece vardiyasında uyanık kalmak için enerji içeceği içti.)
  7. The coach yelled at the players to get wakey and start playing harder. (Koç, oyunculara bağırdı ve daha sert oynamak için uyanık olmalarını istedi.)
  8. The baby’s crying was enough to make the whole house wakey. (Bebeğin ağlaması evin tamamını uyanık tutacak kadar yeterliydi.)
  9. He set multiple alarms to make sure he was wakey for his important meeting. (Önemli toplantısı için uyanık olmasını sağlamak için birkaç alarm kurdu.)
  10. She took a cold shower to get wakey and energized before her workout. (Egzersiz yapmadan önce uyanık ve enerjik olmak için soğuk bir duş aldı.)
  11. The smell of coffee was enough to get everyone in the office wakey and ready to work. (Kahve kokusu herkesi uyanık ve çalışmaya hazır hale getirdi.)
  12. The thunderstorm was enough to make the whole neighborhood wakey and alert. (Gök gürültüsü tüm mahalleyi uyanık ve uyanık tutacak kadar yeterliydi.)
  13. He jumped out of bed and did a few jumping jacks to get wakey for his early morning run. (Erken saatte koşuya çıkmak için uyanık olmak için yataktan fırladı ve birkaç tane jumping jack yaptı.)
  14. The bright

sunshine was enough to make me wakey and ready for the day ahead. (Parlayan güneş, önümüzdeki güne uyanık ve hazır olmam için yeterliydi.)
15. She listened to upbeat music to get wakey and motivated for her morning commute. (Sabah işe gitmek için uyanık ve motive olmak için neşeli müzik dinledi.)

  1. The teacher clapped her hands to get her students wakey and focused on the lesson. (Öğretmen öğrencilerini uyanık ve derslerine odaklanmış hale getirmek için ellerini çarptı.)
  2. He had a quick breakfast to get wakey and ready for his early morning flight. (Erken sabah uçuşu için uyanık ve hazır olmak için hızlı bir kahvaltı yaptı.)
  3. The sunrise was enough to make the campers wakey and ready for their day of hiking. (Güneş doğuşu kampçıları uyanık ve yürüyüş yapmak için hazır hale getirdi.)
  4. She splashed cold water on her face to get wakey after a long night of studying. (Uzun bir gece çalıştıktan sonra uyanık olmak için yüzüne soğuk su serpti.)
  5. The loud music was enough to get the party-goers wakey and dancing all night long. (Yüksek sesli müzik, partiye gelenleri uyanık ve tüm gece dans etmeye başlamak için yeterliydi.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.