Web sitemize hoşgeldiniz, 06 Mayıs 2021

Vurmalı Çalgılar Nelerdir İsimleri Örnekler

Bu yazımızda vurmalı çalgılar nelerdir isimleri örnekler kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Vurmalı çalgılar, bilinen en eski çalgılardır. Çünkü insanın fıtratında vurma içgüdüsü sürekli olarak vardır.  Çalgı, ritmik olarak ses çıkarma aracıdır. Bu içgüdünün ritmik düzeyde ele alınması ve bir davranış ortaya koymasıyla sanata dönüşmesi sağlanmıştır.

Vurmalı çalgılar, güçlü ve ritmik ses çıkarmanın en kolay yoludur. Vurmalı çalgılar el yordamı ya da bir araç yardımıyla vurularak ses çıkartılan çalgılardır. Genelde bu çalgılar deriden yapılmaktadır. Günümüzde ise daha ucuza mal etmek için çeşitli maddelerden imal edilmektedir.

Vurmalı çalgılar, müziğin oluşmasında bestenin ortaya çıkmasında belli müzik dallarında en sık kullanılan çalgılardır.

Vurmalı çalgılara örnekler şu şekildedir:

*Def

*Tambura

*Davul

*Üçgen

*Zil

*Bongo

*Bateri

*Marakas

*Tabla

*Kudüm

*Santur

*Kopuz

*Bendir

*Asma davul

Vurmalı Çalgıların İsimlerini verdik İsteyenler Detaylı Olarak Aşağıdan İnceleyebilir.

  • Ağız kopuzu

    Damboi veya ağız kopuzu, çıkış yeri Asya olan, Orta Çağdan günümüze kadar gelmiş bir çalgı aletidir. Adını dammm dammmmm şeklinde çıkardığı sesten alır. Ağız kopuzu Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Moğolistan taraflarında çeşitli alaşım metallerden, Hindistan ve okyanus adalarında ise bambu sıyırmasından yapılan, esas işlevi hem enstrümanın titreşimi hem de ağız boşluğu hacminin ve de nefes yönünün değiştirilerek ses meydana getirilmesi olan yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip vurmalı-nefesli çalgıdır.
    Çeşitli boylarda ve şekillerde bulunan bu çalgıya Avrupa ve Amerika’da ise “ağız arpi” de denmektedir.
    Özellikle etnik müziklerin ve şaman ayinlerin vazgeçilmezi olan ağız kopuzu, Türkiye kültüründe izlerini tarak çalınması olarak gösterir.
  • Bendir

    Bendir, Klasik Türk Müziğinde kullanılan başlıca vurmalı ritim çalgılarından biridir.
    Zilsiz büyük tef, nakkare ve kudümle birlikte kullanılır. Derisinin iç yüzüne boydan boya gerilen kiriş sayesinde aynı anda iki değişik tını çıkarabilir.
    Bendir, Klasik Türk müziğinde ve özellikle Mevlevi Türk Tasavvuf Musikisinde daire veya def adıyla bilinen vurmalı çalgının Mağrip ülkelerine (özellikle Fas ve Cezayir’e) özgü biçimidir. Mağrip Arapçasından alınan bendir adı Türkiye’de 1980’lerden sonra yaygın kullanıma kavuşmuştur.
    Genellikle 40 ila 55 cm çapında daire şeklindeki bir kasnağa deri germek suretiyle imal edilen bendirin belirgin bir özelliği, rezonans sağlamak amacıyla iç tarafına gerilen iplerdir. Aynı enstrüman 12. yüzyıldan itibaren Ortaçağ Avrupa müziğinde timbre veya tymbre (Fransızca) adıyla yaygın olarak kullanılmıştır. Arapça adın Fransızcadan aktarılmış olması kuvvetli olasılıktır.
    Türkiye’de son dönemlerde kullanım alanı yaygınlaşmaya başlamış olup , Türk Tasavvuf Müziğinin yanında Türk Halk Müziği’nde en çok kullanılan ritim aleti olmuştur.Bunun yanında Türkçe rock parçalarda da zaman zaman görülebilmektedir.
    Standart çapı 52 cm’dir. Ses kalitesi bendirin kasnağına ve maddesine göre değişir. Plastikten veya deriden yapılır. Deriden yapılan bendirlerde kasnaklardaki vidaları sıktıkça ses tonu değişir, aynı zamanda çakmak-kibrit yardımıyla deri 2 dakika kadar ısıtıldığı zaman daha kaliteli ses elde edilir.
  • Bongo

    Bongo, bir vurmalı çalgı türüdür.
    Güney Amerika ve Afrika doğumlu olan bongo, Küba müziğinde 19. yüzyıldan sonra görüldü. 1940’larda yapılan metal türler daha sonra geliştirildi. Latin karakterli bir perküsyon olan bongo, 19 ve 21 cm çaplarında ve alta doğru yaklaşık 25 cm uzayan iki çemberin yüzeylerine gerilen deriden oluşmaktadır. Çemberler birbirlerine bağlıdır. Genellikle diz üstünde ya da dizlerin arasına yerleştirilerek çalınırsa da, metal bir ayağa sabitlenerek ya da farklı uygulamalarda kullanıldığı da görülmektedir. Yapımında ağaç kabuğu, hayvan derisi, plastik, fiberglass, röntgen filmi, metal ve sentetik malzemeler kullanılır. Morocco’da seramik’ten yapılanları bulunur. Flamenko ve İspanyol müziğine oldukça uygun bir enstrüman olan bongo, el ve parmaklarla çalınır. Bongo’nun pek çok türü bulunmaktadır.
  • Bateri

    Bateri, Fransızca’dan gelmiş bir kelimedir. Vurmalı çalgılar takımına denir. Şarkılarda ritim tutmaya yarar.
    Çoğunluğun düşündüğü gibi bateri (davul) çok hızlı olmaktan ibaret değildir. Denge ve akıcılık gerekir. Düzenli olarak metronom ile çalışmalı ve single-stroke, double-stroke, paradidle, double paradidle, üçlemeler, altılamalar gibi el teknikleri, dörtlük ritmin üzerine dörtlük, sekizlik, onaltılık kick vuruşları gibi sağ ayak teknikleri (eğer twin pedal tercih edilirse sol ayak için de aynı egzersizler uygulanabilir), hi-hat ile dörtlük,sekizlik,onaltılık saymak gibi sol ayak teknikleri ve tabiki el-ayak kombinasyonları gibi teknikler üzerinde alıştırma yapılmalıdır. Bu müzik aleti müzik kulağı gerektirir. Fakat müzik kulağınız çok iyi değilse bu enstrümanı notalı bir şekilde de kullanabilirsiniz. İnanılmaz aksak eserler mevcuttur ve bunun için şunlar gerekir; Müzik Kulağı, Düzenli Alıştırma, Denge. Bunlardan hiçbiri olmaz ise ve sadece çok hızlıysanız hiçbir işinize yaramaz…
    Standart bir bateri, genelikle 5 parça davul ve 3 parça zilden oluşur. Davullar tom 1 (high tom), tom 2 (mid tom) floor tom (low tom), trampet (snare) ve pes davul (cross, kick, bass drum) dan ve crash, hi-hat, ride 3 lü zil takımından oluşur. bu standartların dışında davula mid tomun yüzey alanına oranlı (örneğin 10′ se 8′, 12′ se 10′) lik bir mid tom, ayrıca floor tomun yüzeyine oranlı (örneğin 14′ se 16′, 16′ se 18′) bir floor tom daha eklenebilir. Davul kitleri tamamen kişinin isteğiyle düzenleneblir. Darbuka dahi ekleyen davulcular mevcuttur. Bununla beraber, zil seçenekleri de yeni crashler, splashler, chinalar, raw ve cow beller, sentez ziller olan ride-crash, splash-china, splash-crash, vb. eklentilerle çoğaltılabilir.
    Bateride davulların dışında aksamlar da mevcuttur. Zilleri sabtlemek için stand adı verilen sehpalar kullanılır. Bunlar genellikle T ve normal sehpalar olarak ikiye ayrılır. Rok standler ise üzerinden birde çok T sehpa bulundurabilen geniç köprü şeklindeki aksamlardır. Ayrıca kick davulunu kullanmak için single ve twin pedalar mevcuttur.
    Davul çalmak için kullanılan sopalara baget denir. Fakat müzik türüne göre baget yerine fırça ya da tokmak da kullanılabilir.
    Değişik kalınlıklarda ve uzunluklarda bagetler mevcuttur. Çok ince bagetler genellikle jazz müzikte kullanılır. En çok kullanılan baget türleri, 5A ve 5B dir.
    Dünyanın en iyi bateristleri arasında Mike Portnoy, Dave Lombardo, Dave Weckl, Neil Peart, John Bonham, Steve Gadd, Joey Jordison bulunur.
    Akustik davul üzerinde çalarken metal baget kullanılması birçok profesyonel müzisyen tarafından zararları nedeniyle önerilmez. Bu zararlar elbette ki ekipmana verilecek zarardır. Ancak eğer davulcu padde çalışacaksa normal bagetin yanında metal baget tavsiye edilir. Zira bu ağır bagetle çalışan davulcunun elleri ve bilekleri güçlenecek, daha sonra normal bagete geçtiğinde daha hızlı çalabilecektir.
  • Darbuka

    Darbuka, Orta Doğu’da kullanılan vurmalı bir çalgıdır ve daha çok oynak ve eğlence amaçlı müziklerde kullanılır. Darbukada Düm ve Tek olarak adlandırılan iki ses vardır: İlk ses, ritmin temelini sağlar ve aletin ortasına vurularak sağlanır, ikinci ses daha çok süsleme ve doğaçlama için kullanılır.Darbuka aynı zamanda düğün nişan sünnet düğünlarinde kullanılan bir tür vurmalı çalgıdır.
  • Def

    Def, (Farsça ve Arapça: دف) parmak hareketiyle çalınan müzik aletidir. Defin tarihi eskilere dayanmaktadır. Mezopotamya ve diğer yerlerde yapılan arkeoloji kazılarda, ellerinde def bulunan figürlere raslanmaktadır.Genelde yuvarlak olan deflerin köşeli olanları da mevcuttur. Anadolu’nun bazı yerlerinde def “daire”, Trakya’da “dare” adı ile de bilinmektedir. Düğünlerde kullanılan defler de bunlardır.

 

  • Delbek


Başta Fethiye olmak üzere, Teke Yöresinde çalınan Def benzeri vurmalı çalgıdır.
Bu çalgı Orta Asya’dan göçen Yörük kitlelerince yöreye getirilmiş olup, Türkmenistan ‘da Debrek adıyla bilinir.
Fethiye ve civarında, kadınlarca çalınan bu çalgı kına gecelerinde, asker uğurlamalarında maniler eşliğinde kullanılır. Ayrıca Boğaz Havalarında ve yöresel müzik türlerinde de Sipsi eşliğinde kullanılır.

 

  • Hang

    Hang, ilk kez 2000 yılında İsviçre’de üretilen bir müzik aletidir.
    “Hipnotik bir çalgı” olarak nitelendirilen Hang, Bern dilinde ve Macarca’da “el” anlamına gelmektedir. Hang’i iki İsviçre vatandaşı, Sabina Schärer ile Felix Rohner, dünyanın farklı bölgelerinde gerçekleştirdikleri uzun araştırma ve incelemeler sonucunda bir perküsyon enstrümanı olarak üretmişlerdir.
    Tamamen çelikten üretilen Hang, kucağa yerleştirilip, el ve parmaklar kullanılarak çalınır. İdiofon’lar grubuna giren enstrümanın, arp, gong ya da armonik tınıları andıran bir sesi vardır. Yüzeyinde bulunan küçük çukurlara vurularak titreşim yoluyla farklı sesler ve notalar elde edilir.
    Yaratıcıları, 2001 ile 2005 yılları arasında 45 kadar farklı model geliştirmişlerse de çalma konusunda henüz oturmuş bir kural ya da yönteme sahip olmayan Hang için, Endonezya ve Güney Hindistan’a uzanan bir araştırma yapılmış. Enstrüman, yılda sadece 400 adet kadar üretilip, iki yıl sonrasına verilen teslim tarihiyle yaklaşık 1300 Euro’dan satılmakta olup.
  • Kaşık

    Kaşık halk müziğinde ve halk danslarında kullanılan müzik aletidir. Türk,Rus,Amerikan halk müziği ve danslarında kullanılır.Türkiyede şimşir ağacından yapılanlar tercih edilir.
    Kaşık bir ritim aleti olarak da kullanılmaktadır. Kaşık çalınırken birçok şekilde tutulabilir.
    Zil çalar gibi: Biri yüzük ile orta parmak arasında, biri başparmağın iç tarafında, ikisinin de sapları dışarda tutulacak şekilde, elin her sıkılmasında iki kaşığın sırt sırta çarpmasıyla, İspanyada tahta kastanyetlerin çalınması tarzında (bu yöntem ile iki eldeki kaşıkların saplarının birbirine vurulmasına da olanak verir). Konya ve Silifke yöresi halk oyunlarında bu yöntem kullanılır.
    Zilli maşa tarzında: İşaret parmağının iki yanına sapları avuç içinde ve ağızları dışarda sırt sırta tutup öbür ele, dize, kola, omuza vurup yuvarlak kısımlarının birbirine çarpmasını sağlayarak, . Orkestralarda bu yöntem çok kullanılır.
    Salata servisi yapacakmış gibi: aynen yukarda salata servisi için tutuldugu gibi (kaşıklardan biri baş, yüzük, ve isaret parmağıyla, biri de yüzük parmağının sırtı, küçük, ve orta parmaklarla tutulacak sekilde, yüzük parmağı menteşe ekseni olacak sekilde) ama kaşıklardan birini ters çevirip, parmakların her bir araya gelişlerinde kaşıkların sırt sırta çarpmalarıyla, İndonezyada Yemek çubuklarının çalınması tarzında. Eskişehir yöresel kadın halk danslarında bu yöntem kullanılır.
    Nakkare tarzinda: Bir kaşık yüzük ve orta parmak arasında, ağzı sol avuç içinde, ikinci bir kaşıgın sapı saatin kayışı altında, ağzı sol bilek / avuç üzerinde (bu ikisi nakkare gibi) üçüncü bir kaşık ise sağ elde (vurma çubuğu gibi). Orkestralarda bu yöntem bazen kullanılır.
  • Marakas

    Marakas, içi oyuk olan gövdesinde bulunan parçalar sayesinde sallayınca ses çıkaran bir tür vurmalı müzik aletidir.
    Tahta, bambu ve plastikten yapılan türleri vardır. Çoğunlukla Afrika ve Latin Amerika müziklerinde kullanılır.
  • Nakkare

    Kudüm,nakkare vurmalı bir çalgıdır.Yarım küre biçiminde bir çift küçük davuldan oluşan ve din müziğinin önemli çalgılarından “kudüm”, dindışı ve mehter müziğinde “nakkare” adıyla anılıyordu. “Tambur”, “kemençe”, “kanun” gibi çalgılarla zenginleştirilmeden önce Mevlevî müziği nin dört temel çalgısından biri (diğerleri “ney”, “rebap” ve “halile”) olan “kudüm”ün, çapları yaklaşık 28-30 cm civarındaki davulları, dövme bakırdan yapılmış olup biri büyük diğeri küçük iki tasa benzer. İki çanağın büyüklüğünün birbirinden farkli olmasının sebebi, icra sırasında farkli tını elde etmek içindir. Yüksekliği ise yaklaşık 16 cm. olan taslar, dibe doğru daralırlar. Büyüğünün ağzına iki, küçüğünün ağzına bir milim kalınlığında deri gerilir. Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur. Daha ince bir derinin gerildiği (tek), boyut olarak da (düm)den biraz küçüktür. Devrilip sallanmalarını önlemek için, simit denen, içi pamuk doldurulmuş bir çift meşin halka üstüne oturtulan davullar, “zahme” denilen bir çift ahşap çubukla çalınır. “Kudüm`ün bakır gövdesi, metalik tınıyı gidermek amacıyla çoğunlukla dıştan meşinle kaplanır
  • Santur

    Santur, (farklı deyişlerle santur, santour, santoor ) İran ve Hindistan kökenli bir çalgıdır.
    Yamuk şeklinde genellikle ceviz ve benzeri egzotik ağaçlardan yapılan bir kutu şeklinde olan klasik bir santur, 72 ila 160 telden oluşur. Bu teller üzerine, yine ahşaptan yapılan küçük çekiçlerle (baget) vurma yoluyla çalınmaktadır.
    Bu şekil hem telli çalgı hem de vurmali çalgı niteliği taşıyan muzik aletlerine kordofon adı da verilmektedir.
    Bir Kitara türü olan enstrüman, biçimsel olarak kanuna benzer.
    Yaklaşık 3500 yıllık bir geçmişi olan santur, kimilerine göre Tevrat’ta bahsedilen “Psanterin” sözünden gelmedir[1]. İbranilerde, Mısır, Avrupa ve İran’da küçük değişimler göstererek kullanılmış.
    Türkiye’de ise 19 ve 20. yüzyıl başlarında kullanılan santur, Santurî Ethem Bey (Ethem Efendi, 1855-1926) ve Ziya Santur ( 1862-1952) tarafından icra edildi.
    Amerika’da (Hammered Dulcimer), Çin’de (Yangtjin),İsviçre,Almanya ve Avusturya’da (Hackbrett), Fransa’da (Tympanon), Macaristan’da (Cimbalom), İrlanda’da (Tiompan), Yunanistan’da (Santuri), Türkiye ve İran’da (Santur), Romanya’da (Timbal) ve Hindistan’da (Santoor) gibi farklı adlar altında ve değişik formlarda (iki telli, dört telli, 12 perde, 19 perde vb.) kullanılmış ve kullanılmaktadır[2].
    Santur hakkında söylenegelen bir efsaneye göre, İran’da “kadın sesine benzediği” gerekçesiyle Şah tarafından 500 yıl boyunca yasaklanan çalgının kesintisiz kullanımı, 1800 yıl önce İran çıkışlı olsa da, 3500 yıl öncesi Mezopotamya’ya dayanmaktadır.
    Günümüzde Türkiye’de yaygın kullanımı yoktur.
    Santur’un “Cimbalom” denilen, piyano benzeri ayaklı türleri de vardı
  • Tabla

    Tabla, Hindistan’a özgü vurmalı çalgı. Elle çalınan, farklı büyüklüklerde ve tınılarda iki parçadan oluşur. Tabla kelimesi Arapçada davul anlamına gelir.
  • Taiko

    Taiko, Geleneksel Japon savaş davullarına verilen isimdir. Savaşlarda askerlerin moralini yüksek tutmak ve aynı zamanda ordu safları arasindaki iletişimi sağlamak için kullanılırlardı. Davulların günümüzdeki işlevi tümüyle sanatsaldır. Davulların çalınma biçimi çok büyük oranda mukavemet ve atletizm gerektirir. Turne öncesi her taiko grup üyesinin günlük çalişmasına ek olarak yarım maraton (22 km) koştugu bilinmektedir. “KODO” ve “OndekoZa” grupları dünyaca ünlüdür. Büyük Izmit depremi sonrasında KODO grubu 2000 yılında Türkiye`ye gelerek Istanbul ve Ankara’da destek konserleri vermiştir.
    Taiko, köken olarak taekwondo, karate, judo gibi bir savaş sanatıdır (martial art). Davullar “bachi” adı verilen davulun boyutlarına göre uzunluğu ve kalınlığı değişen sopalar ile çalınır. Kullanılan ağacın cinsi (meşe, akçaağaç, gürgen) davuldan elde edilen sesi büyük oranda etkilediğinden her grup kendi içinde çalınacak şarkının niteliğine göre bir bachi standardı belirler.
    Taiko bestelerinde ana ritmi oluşturan motif göreceli olarak basit, zaman ölçüsü (time signature) çoğunlukla düz karakterdedir. Taiko davullari temelinde üç ana ritm içerir: Kalp atışını simgeleyen, çift vuruşlu “Do-Ko”. Koşan bir atı simgeleyen “Do-Ko-Don” Festival ritmi olarak bilinen “Don-Do-Ko-Don-Don”. Her şarkının melodisi bu üç ana ritm üzerinde 4, 8 ve 10`un katlarını içeren vuruşlar ile örülür. Geleneksel bestelerde her şey önceden kurgulanmıştır ve doğaçlamaya yer verilmez. Özellikle Amerika kökenli günümüzdeki taiko gruplari, bu geleneksel kısıtlamayı kendi bestelerinde doğaçlamaya büyük oranda yer vererek kaldırmışlardır.
    Geleneksel haliyle taiko yazili bir notasyona sahip degildir. Besteler kulaktan kulaga “kuchishowa” adi verilen sozlu notasyon gelenegi ile ogretilir.
  • Timpani

    Timpani (İtalyanca: davullar), genellikle orkestralarda kullanılan, davul benzeri vurmalı bir çalgıdır.
    Orkestralarda sürekli kullanılması 17. yüzyılın ortalarında olmuştur. Timpaninin gövdesine gerilen derinin sıkıştırılıp gevşetilmesiyle farklı sesler elde edilir. Çağdaş tipmanilerde bu ayar, bir ayak pedalıyla sağlanır.
    Timpani yapımı güç olan bir davul çeşididir. Dış yüzeyindeki kullanılan malzeme davul derisi olarak adlandırılmış, gergin büyük bir kaseyi andıran yapısı genellikle bakırdan üretilir
  • Üçgen

    Bu çalgınin modern şekli, üçgen şekline bükülmüş, iki köşesi biraz yuvarlanmış ve bir köşesi birbirine değmez şekilde açık olan bir yuvarlak kesitli metal, genellikle çelik, çubuktan oluşur. Bu üçgen çalgı üstündeki köşede ilmik yapılmış bir çeşit katgut, ip veya tel ile havada tutulabilir. Genellikle kısa bir metal değnek şeklinde tokmak ile vurularak çalınır. Bir vuruş yüksek, tiz tınlayan bir zil çalar notası verir. İstenirse bu tınlama çalgı üzerine elle dokunularak kontrol edilebilir.
    Genel olarak günümüzde üçgen çalgı üç kenarı da eşit uzunlukta üçgen şekildedir. Fakat daha erken zamanlarda iki kenarı eşit üçgen çalgı da yapılmış ve kullanılmıştı. Bu şekil üçgen çalgılarda alt taraf tınlama yapmaktaydı.
  • Zil

    Zil, Türk müziğinde ve diğer birçok Orta Doğu ülkesinin müzik kültüründe var olan bir usul vurma çalgısıdır. Yuvarlak biçimlidir ve genellikle pirinçten yapılır, ama imalatında başka alaşımlar da kullanılabilmektedir. Ortasında deriden ya da ipten yapılmış tutamaklar bulunur. Bu tutamaklarla iki zil birbirine çarpılarak çalınmaktadır. Oryantal müzik icrasında kullanılan küçük zillerin çapı 5 cm civarındadır. Ayrıca mehter müziğinde kullanılan çeşitli boylarda ziller de vardır.
  • Çan

    Çan, kökü tarih öncesi zamanlara dayanan bir çalgıdır. Çan sallanmağa başlarken, tokmakla vurularak ses çıkartılır. Verdiği temel notaya normal armonikleri eklenir (üst sekizli, beşli, küçük üçlü, alt sekizli). Bu armoniklerin doğruluğu, çanın ana çizgilerine bağlıdır (dış ve iç çevresi). Çanın akordu üstündeki alaşım ölçüsünü azaltarak yapılır. Alaşımın çanın neresinden azaltılacağı belirlidir. Bunlar her armoniğin çıktığı yerlerdir. Çanın alaşımı % 78 oranında bakır, % 22 de kalaydan bileşir. Günümüzde, çanı sallamak için elektrik motoru kullanılır. Motor makarayı harekete geçirir. Eskiden makaraya ip sarılırdı. En dolgun ses, içten vuran tokmakla elde edilir. Dıştan vuran çekiç kullanılırsa, çıkan ses çok madeni olur. Bugün opera ve orkestralarda çan sesi akortlu madeni borulardan bileşen özel bir çalgı ile verilir.
    Notası, dördüncü çizgi Fa açkısı ile, Timbal veya Davul partisi üzerine yazılır. Gereğine göre, bütün seslerde yapılabilir. Sesinin etkisi, iki sekizli yukarıdandır. Bestenin yerine göre, hangi bey çanın kullanılacağı, bestecinin belirtmesi gerekir. Çanlar, dokunaklı ve görkemli etkiler bırakır.
  • Çalpara

Çalpara (halk arasında şakrak da denir), parmaklara takılan, dört veya iki parça ağaçtan yapılmış zil gibi müzik aleti.
Çalpara genellikle abanozdan yapılır. Uzunlukları 8-10 cm’dir. Vurdukça tok ses çıkarır. Uçları ufak menteşelerle bağlanır, bazen dize konularak, bazen el’de şaklatılarak çalınır.

Vurmalı Çalgılar Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. sema dedi ki:

    Teşekürler işte ödevimde kullandım kısa ve anlaşılır olmuş öğretmen beğendi

  2. İlayda dedi ki:

    Çok teşekkürler çok işime yaradı

  3. Araştırıcı dedi ki:

    Çok iyi olmuş teşekkür ederim

  4. Tuana dedi ki:

    Müzik odevim için ihtiyacım vardı çok teşekkür ederim

  5. Gökhan İLERİSOY dedi ki:

    iyi günler araştırmalarınız ve emeğiniz çok güzel.fakat tambura vurmalı bir çalgı değil.bunu listeye yanlışlıkla eklediğinizi düşünüyorum.

  6. beyza dedi ki:

    ben şahsen çok beğendim, vurmalı çalgı türleri kısa ve özenle hazırlanmış, emeği geçenlere teşekkürler, hem çok zeki hem de çalışkan biri olarak herkese öneririm. :)

  7. samet dedi ki:

    Resimleri ve anlamları da olsaydı keşke dedim, tam da istediğim gibi teşekkürler.

  8. senem dedi ki:

    bence vurmalı çalgılar adları iyi olmuş davulu sevdim ben.

  9. ödev yapan biri dedi ki:

    Çok teşekkür ederim müzik ödevim için çok işe yaradı sağolun

  10. hatice dedi ki:

    Anlamlarını yazsaydınız iyi olurdu

  11. esma dedi ki:

    teşekkürler vurmalı çalgı isimleri proje ödevimde kullandım. süpersiniz.

  12. Belma dedi ki:

    Müzik dersi için vurmalı çalgılar konusunda araştırma yaymam gerekiyordu bu yazıyı bir kere okudum ve ödevim için bilmem gereken her şeyi öğrendim.

    1. Cemre dedi ki:

      Cok tesekkuuurrrleeerrr

      1. temel dedi ki:

        bir şey değil arkadaşım. yoksa vurmalı çalgılar isimleri yardımcı olurum.

Yorum Yaz