4:56 am - Pazar Aralık 4, 2016

Su ve Besinlerle Bulaşan Hastalıklar

Çarşamba, 29 Ocak 2014, 10:00 | Genel | 4 Yorum

Su ve besinlerle bulaşan hastalıklarla savaş nedir hakkında kısaca bilgi, Su ve besinlerle bulaşan hastalıklar

Su ve besinle bulaşan hastalıklar eski çağlarda çok büyük salgınlara neden olurdu. Günümüzde bu hastalıklar çok sık görülmese de hala tehlike teşkil etmektedir. Su ve besinle bulaşan hastalıklara tifo, bağırsak parazitleri, bruselloz, Hepatit A, kolera, besin zehirlenmeleri gibi hastalıklar örnek verilebilir.

Tifo: Tifoya neden olan mikroorganizma bir bakteri türü olan Tifo basilidir. Tifo basili insandan insana içme suyu ve besinler aracılığıyla taşınır. İçme suyu ve besinlere ise insanların vücut sıvılarından ve dışkı, idrar gibi vücut atıklarından bulaşır. Tifo basili zaman zaman diğer küçük uçan canlılar tarafından da besinlere taşınıp başka insanlara bulaşabilir. Karasinekler bu taşıyıcılardan biridir. Bunun yanında lağım sularının içme suyuna karışması da tifo salgınlarında önemli paya sahiptir. Bahsettiğimiz bu yollarla insanın sindirim sistemine ağızdan giren bakteriler, mideye, bağırsaklara ve tüm sindirim sistemine doğru ilerler. Bu yollar boyunca üreyen bakteriler sindirim yolunun damarları ile dolaşım sistemine de ulaşabilirler. Hatta sindirim organlarından sonra karaciğere ulaşan kan ile bu bakteriler karaciğer ve dalakta bile çoğalabilirler. Hastalığın çok kendine özgü belirtisi olmamakla birlikte ateş, halsizlik, baş ağrısı, titreme, deride kızarıklıklar, ishal, karaciğer ve dalak büyümesi gibi belirtiler gösterir. Bakteri kaynaklı bir hastalık olduğu için geliştirilmiş antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Kolera: Kolera da tifo gibi bir bakteri türünden kaynaklanmaktadır. Geçmiş çağlarda çok geniş bölgeleri etkileyen ve binlerce insanın hayatına mal olmuş bir hastalıktır. Günümüzde hala bu hastalık tehlikesi altında olan bölgeler de bulunmaktadır. Neden olan bakteri vücuda alınıp çoğaldıktan sonra hastalığın etkileri görülmeye başlanır. Yaklaşık birkaç gün içinde başlayan ciddi bir ishal ve beraberinde vücuttan su kaybı görülür. Bunun yanında karın şişmesi, ağrısı ve istifra etme en önemli kolera hastalığı göstergeleri arasındadır. Bakteri kökenli olduğu için yine antibiyotikler ile tedavi edilir ancak tüm tedavi süresince ishal ile kaybedilen su ve mineraller dışardan takviye edilir. Günümüzde çok fazla görülmese de, kolera salgını olan bir bölge karantina altına alınır ve hastalığı kapmış olma ihtimali olan kişiler de hastalığın 1 hafta içinde ortaya çıkacağı verisine göre 1 hafta karantina altında tutulur.

Bağırsak Parazitleri: Bağırsaklarımız ile emilim yapan vücudumuzdaki yiyecekleri tercih eden pek çok bağırsak paraziti vardır. Tenya, kıl kurdu, bağırsak solucanı gibi parazitler için bağırsaklarımız bulunmaz yaşama ortamlarıdır. Bu parazitler kist adı verilen yapıları ile daha dayanıklı bir hale gelir ve daha fazla insana bulaşmak için fırsat yaratabilir. Bu kistler paraziti olan kişinin bağırsağından dışkı ile atılarak çevreye ve bir şekilde de başka besinlere, besinler yoluyla da insanlara ulaşır.  İnsanların ince bağırsaklarına yerleşir ve yedikleri yiyeceklerden pay alır. Bu nedenle de insan yeterli beslenemez, zayıflık, kansızlık ve halsizlik gibi problemlere neden olur. Parazitler özellikle çocukların gelişimini ciddi derecede olumsuz yönde etkileyebilirler. Parazitlerin bağırsaklarımıza yerleşmesini önlemek için öncelikle yediğimiz ete dikkat etmeli ve mutlaka eti iyi pişirmeliyiz. Tabi ki her hastalık için önemli olan bir noktaya, hijyene de dikkat etmeliyiz.

Bruselloz: Bruselloza neden olan hastalık etkeni Brucella adı verilen bir bakteridir. Bruselloz, Malta humması olarak da adlandırılmıştır. Hem insanlarda hem hayvanlarda görülebilen bu hastalık evcil büyükbaş ya da küçükbaş hayvanların idrar, dışkı ve süt gibi ürünlerinden insanlara geçer. Sadece bu salgılardan değil, bunlardan üretilen peynir, yoğurt gibi süt ürünlerinden de bulaşma olasılığı yüksektir. Belirtileri çok spesifik olmamakla birlikte ateş, terleme, iştahsızlık, yorgunluk, baş, sırt ve eklem ağrıları gibi belirtiler görülür. Tedavisi için ise antibiyotikler geliştirilmiştir. Bruselloza yakalanmamak adına süt ve süt ürünleri çiğ tüketilmemeli ve mümkünse pastorize ürünler tercih edilmelidir.

Hepatit A: Genelde sarılık olarak bilinen hastalık Türkiye’de çok yaygın görülmekle birlikte, hastalık etkeni bir virüstür. Su ve besinler haricinde cinsel yol, hasta kişilere temas, az pişmiş ve çiğ yiyecekler yolu ile de bulaşabilir. Genel belirtileri ateş, titreme, halsizlik, iştahsızlık, karın ağrısı ve kusma şeklinde ortaya çıkar. Ancak belirti vermeyen hasta örnekleri de vardır. Hepatit A virüsü karaciğeri tutar ve burada çoğalarak karaciğerin görevini tam olarak yapmasını engeller. Hayati derecede olabilen bir hastalıktır. İnsanların hijyenlerine dikkat etmesi, içme sularının temizliğine dikkat etmesi, yediği besinlerin yıkanmasına önem vermesi bu hastalıktan korunmada çok önemlidir. Bir virüs hastalığı olması nedeniyle tamamen geçirilebilir bir tedavi vaat edilmemektedir, hastalar yatarak dinlenmekte ve ateş düşürücü ve sıvı gibi takviyelerle rahatlatılmaya çalışılmaktadır. Tedavisi olmasa da hastalıktan korunmak için önemli rol oynayan aşılar geliştirilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın aşı takvimine koyduğu aşının çok az yan etkisi ve büyük bir koruma gücü vardır.

Besin Zehirlenmeleri: Özellikle yaz aylarındaki sıcak havalardan etkilenen bozulmuş besinlerin tüketilmesinden dolayı oluşan bir durumdur. İlla bozulmuş besinler değil, dışarıdan aldığımız temizliğine dikkat edilmemiş yiyecekler ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler de besin zehirlenmesi nedeni olarak karşımıza çıkar. Bu besinlerde üreyen bakteri ve mantarların zararlı toksinleri insanlarda mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi rahatsızlıklara neden olur ve bu tablo besin zehirlenmesi olarak adlandırılır. Besin zehirlenmesi yaşamamak için aldığımız yiyeceklerin son kullanma tarihine dikkat etmeli, açık yiyecekleri güvenilir yerlerden almalıyız ve kendi yaptığımız yemeklerde hijyene dikkat etmeliyiz. Bu enfeksiyonlar genelde kendiliğinden geçmekle birlikte ishal ve kusma gibi nedenlerle su kaybını önlemek için su ve mineral takviyesi yapılır. Kusma nedeniyle kişi ağız yolu ile besin alamazsa da serum gibi destek tedavileri uygulanabilir.

Su ve Besinle Bulaşan Hastalıklar Hakkında Yorumlarınızı Hemen Paylaşabilirsiniz.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

4 yorum yazılmış, sizde hemen aşağıdan yorum yazabilirsiniz "Su ve Besinlerle Bulaşan Hastalıklar"

  1. mertcan diyor ki:

    ödevime yardımcı oldu çok taşekkürler :) :)

  2. mira diyor ki:

    Cok saolun odevimde isime yaradi :)

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar