11:29 am - Pazartesi Aralık 5, 2016

İstiklal Marşının Açıklaması

Pazartesi, 28 Eylül 2015, 20:05 | Güncel | 0 Yorum

İstiklal Marşının Cümle Tahlili

İstiklâl Marşı, Cumhuriyet’in ilânından önce 1921 yılında yazılmış olmakla beraber, Cumhuriyet’i müjdeler ve millî marş olarak kabul edildikten sonra, hemen her gün tekrarlandığı için, Atatürk ile beraber Cumhuriyet devrinin sembolü olur.

İstiklâl Marşı’nı değerlendirirken, yazıldığı devri göz önünde bulundurmak lâzımdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 yılında dört defa ayakta dinleyerek İstiklâl Marşı olarak kabul ettiği bu şiir, o yılların kutsal ve heyecanlı havası ile doludur. Onu o devir Türk Edebiyatı’nın en büyük şairlerinden biri olan Mehmet Akif yazmıştır. Mehmet Akif, bugün, şiirlerinde sosyal duyguları anlatan, söylediklerini gerçekten duyan bir şairdir.

Dokuzuncu ve onuncu kıt’alar birbirine bağlıdır. Burada “din” bahis konusudur. Akif’in bir Müslüman olarak Tanrıdan istediği en büyük şey mabedine yabancıların el dokundurmaması ve dinin temeli olan kıymetlere şehadet eden ezanların yurdun üzerinde ebedî olarak işlemesidir.

Şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

mısraında “şehadet” kelimesi şahitlik manasına geldiği gibi ezanda geçen

Eşhedü en la ilahe illallah Eşhedü enne Muhammeden resulullah

Cümlelerine de tekabül eder. Bunlardan birincisi “Şüphesiz bilirim, bildiririm, Allah’tan başka tapacak yoktur”, ikincisi “Şüphesiz bilirim, bildiririm, Muhammed Allah’ın elçisidir” manalarına gelir. Bir kimsenin Müslüman olabilmesi için “kelime-i şehadet” denilen bu cümleleri tekrarlaması ve onlara inanması lâzımdır. Müslüman ülkelerde günde beş vakit okunan ezan ile İslâmiyet’in temelini teşkil eden bu cümleler tekrarlanır.

Onuncu ve sonuncu parça, şiirde ortaya konulan fikir ve inançların bir nevi özetidir. Burada da milletin ölmeyeceği, ebedi olarak yaşayacağı inancı vardır.

İstiklâl Marşı’nda bazı duyguları kuvvetli olarak belirtmek maksadıyla kullanılan benzetmeler, halkın zevkine uygundur ve bizde süslü, yapmacık tesiri uyandırmazlar. Şiir dil ve üslûp; bakımından umumiyetle sadedir. Aruz veznine kuvvetle hakim olan Akif, mısralarına bir konuşma ve hitabet edası vermiştir.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar