Unkempt İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Unkempt İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Unkempt Nedir?


Unkempt, Türkçe karşılığı “dağınık, düzensiz” olan bir İngilizce kelime olarak kullanılır.

Örnek Cümleler:


1. My hair is always unkempt in the morning. (Saçım her sabah dağınık olur.)
2. The garden was overgrown and unkempt. (Bahçe aşırı büyümüş ve düzensizdi.)
3. The house was unkempt and in dire need of cleaning. (Ev düzensizdi ve acil bir şekilde temizlenmesi gerekiyordu.)
4. His unkempt appearance suggested that he hadn’t slept in days. (Düzensiz görünümü, günlerdir uyumadığını düşündürdü.)
5. The unkempt state of the classroom made it difficult to concentrate. (Sınıfın düzensizliği konsantre olmayı zorlaştırdı.)
6. The unkempt man approached us asking for spare change. (Düzensiz görünümlü adam bize bozuk para istemek için yaklaştı.)
7. Her unkempt desk was cluttered with papers and books. (Düzensiz masası kağıt ve kitaplarla doluydu.)
8. The unkempt garden path was covered in weeds. (Düzensiz bahçe yolu yabani otlarla kaplıydı.)
9. His unkempt beard made him look much older than he actually was. (Düzensiz sakalı, gerçekte olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oldu.)
10. The unkempt clothes he was wearing suggested that he was homeless. (Giysilerinin düzensizliği onun evsiz olduğunu düşündürdü.)
11. The unkempt appearance of the restaurant put me off my meal. (Restoranın düzensiz görünümü yemeğimi yemememe neden oldu.)
12. The unkempt state of the hotel room made me feel uncomfortable. (Otel odasının düzensizliği beni rahatsız etti.)
13. The unkempt nature of the park made it feel more natural and authentic. (Parkın doğal ve gerçekçi hissettiren düzensizliği vardı.)
14. His unkempt handwriting was difficult to read. (Düzensiz el yazısı okumak zordu.)
15. The unkempt garden gave the house a neglected appearance. (Düzensiz bahçe evin ihmal edilmiş bir görünüm kazanmasına neden oldu.)
16. The unkempt state of the warehouse made it difficult to find what we were looking for. (Depodaki düzensizlik aradığımızı bulmayı zorlaştırdı.)
17. The unkempt state of the street made it look unsafe. (Cadde düzensiz görünümü nedeniyle güvensiz göründü.)
18. The unkempt state of the car suggested that it hadn’t been taken care of. (Arabanın düzensizliği, bakımının yapılmadığını düşündürdü.)
19. His unkempt appearance was at odds with his professional demeanor. (Profesyonel davranışıyla çelişen düzensiz görünümü vardı.)
20.

  1. The unkempt garden shed was full of cobwebs and dust. (Düzensiz bahçe kulübesi örümcek ağı ve toz doluydu.)

Bu örnek cümlelerde “unkempt” kelimesi, saç, bahçe, ev, sınıf, görünüm, el yazısı, yol gibi çeşitli nesnelerin veya yerlerin düzensiz, bakımsız veya dağınık olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.