Unjustly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Unjustly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Unjustly (Haksızca)

Unjustly means without justice or fairness. It refers to something that is done or happening in an unfair or unjust manner.

Examples:

  1. She was unjustly accused of stealing the money. (Ona haksız yere para çalmakla suçlandı.)
  2. The workers were treated unjustly by the management. (İşçiler yönetim tarafından haksızca davranıldı.)
  3. He was punished unjustly for a crime he didn’t commit. (Suçsuz olduğu bir suçtan dolayı haksızca cezalandırıldı.)
  4. The verdict was unjustly influenced by media pressure. (Karar medya baskısıyla haksız yere etkilendi.)
  5. She felt she was unjustly passed over for the promotion. (Terfi için haksızca görmezden gelindiğini hissetti.)
  6. The company was accused of unjustly profiting from the pandemic. (Şirket pandemiden haksızca kar elde etmekle suçlandı.)
  7. The judge ruled that the evidence was unjustly obtained. (Hakim delillerin haksız yere elde edildiğine karar verdi.)
  8. The athletes were disqualified unjustly due to a technicality. (Sporcular bir teknik detaydan dolayı haksız yere diskalifiye edildi.)
  9. The company was sued for unjustly terminating an employee. (Şirket bir çalışanı haksız yere işten çıkardığı için dava edildi.)
  10. The minority group was treated unjustly by the government. (Azınlık grup hükümet tarafından haksızca muamele gördü.)
  11. The student was unjustly accused of cheating on the exam. (Öğrenci sınava haksız yere kopya çekmekle suçlandı.)
  12. The artist felt that his work was unjustly criticized by the critics. (Sanatçı eserlerinin eleştirmenler tarafından haksızca eleştirildiğini hissetti.)
  13. The law was unjustly applied to the poor and marginalized. (Yasa yoksul ve marjinalleşmiş insanlara haksızca uygulandı.)
  14. The company was accused of unjustly monopolizing the market. (Şirket pazarı haksızca tekelleştirmekle suçlandı.)
  15. The defendant claimed that he was unjustly detained without trial. (Sanık yargısız olarak haksız yere tutulduğunu iddia etti.)
  16. The landlord was sued for unjustly evicting the tenant. (Ev sahibi kiracıyı haksız yere tahliye ettiği için dava edildi.)
  17. The police were accused of unjustly using excessive force. (Polis aşırı güç kullanarak haksızca suçlandı.)
  18. The company was found guilty of unjustly discriminating against women. (Şirket kadınlara haksızca ayrımcılık yaptığı için suçlu bulundu.)
  19. The artist felt that his work was unjustly ignored by the mainstream media. (Sanatçı eserlerinin ana akım medya tarafından haksızca görmezden gelindiğ
  1. The family of the victim claimed that the perpetrator was unjustly acquitted. (Kurbanın ailesi failin haksız yere beraat ettiğini iddia etti.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.