Tosser İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Tosser İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Tosser İle İlgili Cümleler

Tosser: İngilizce argo bir kelime olup, Türkçe’de “aptal, salak” gibi anlamlara gelir.

  1. He’s such a tosser, he always makes stupid mistakes. (O aptal biri, her zaman aptal hatalar yapar.)
  2. I can’t believe I used to hang out with that tosser. (O salakla takıldığımı düşündüğüme inanamıyorum.)
  3. Don’t be a tosser, apologize to her. (Aptal olma, ona özür dile.)
  4. That tosser just ruined my day. (O salak sadece günümü mahvetti.)
  5. He’s not just a tosser, he’s a complete idiot. (O sadece bir aptal değil, tam bir salak.)
  6. What a tosser, he can’t even tie his own shoes. (Ne aptal, kendi ayakkabılarını bile bağlayamıyor.)
  7. I can’t believe that tosser got promoted before me. (O salak benim önümden terfi ettiğime inanamıyorum.)
  8. She’s a tosser for breaking up with him over text. (Onunla metin yoluyla ayrılmak için aptalca bir karar aldı.)
  9. Don’t listen to that tosser, he doesn’t know what he’s talking about. (O aptalı dinleme, ne dediğini bilmiyor.)
  10. He’s always been a tosser, I don’t know why anyone likes him. (O her zaman aptal olmuştur, neden herkesin onu sevdiğini anlamıyorum.)
  11. The tosser just spilled coffee all over my shirt. (Salak kahveyi tüm gömleğime döktü.)
  12. I don’t want to work with that tosser, he’s always causing problems. (O aptalla çalışmak istemiyorum, sürekli sorun çıkarıyor.)
  13. What a tosser move, he just cut in front of everyone in line. (Ne aptal bir hareket, sıranın önüne herkesin önüne geçti.)
  14. I can’t believe that tosser thought he could get away with stealing my lunch. (O salak benim öğle yemeğimi çalmayı başarabileceğini düşündüğüne inanamıyorum.)
  15. That tosser just insulted my mother, he’s going to regret it. (O salak annemi aşağıladı, pişman olacak.)
  16. Don’t be a tosser, help me clean up this mess. (Aptal olma, bu karışıklığı temizlememe yardım et.)
  17. I’m not going to that party if that tosser is going to be there. (Eğer o salak orada olacaksa o partiye gitmeyeceğim.)
  18. He’s such a tosser, he doesn’t even know how to use a computer. (O aptal biri, hatta bir bilgisayar nasıl kullanacağını bile bilmiyor.)
  19. That tosser just ran over my foot with his bike. (O salak bisikletiyle aya

ğıma bastı.)
20. I don’t want to be friends with that tosser anymore, he’s just too annoying. (Artık o salakla arkadaş olmak istemiyorum, çok sinir bozucu.)

Türkçe Karşılıklar:

  • aptal
  • salak
  • budala
  • gerizekalı
  • ahmak
  • boşboğaz
  • çığırtkan
  • düşüncesiz
  • ukala
  • cahil
  • kaba
  • yavan
  • saçma
  • gürültücü
  • aksi
  • aşağılık
  • işe yaramaz
  • kendini beğenmiş
  • bencil
  • kibirli

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.