Too İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Too İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Turkish: “Too”

“Too” kelimesi İngilizcede “çok, aşırı” gibi anlamlara gelir.

  1. The soup is too hot for me to eat. (Bu çorba benim için çok sıcak yemek için)
  2. She is too young to watch this movie. (Bu filmi izlemek için çok genç)
  3. I ate too much cake and now I feel sick. (Çok fazla pasta yedim ve şimdi hasta hissediyorum)
  4. It is too late to call him now. (Şimdi onu aramak için çok geç)
  5. The dress is too expensive for me to buy. (Bu elbise benim için çok pahalı)
  6. The music is too loud, can you turn it down? (Müzik çok yüksek, kısabilir misin?)
  7. He was driving too fast and got a ticket. (Çok hızlı sürüyordu ve ceza aldı)
  8. The coffee is too bitter for my taste. (Kahve benim tadıma göre çok acı)
  9. She talks too much and doesn’t listen. (Çok konuşuyor ve dinlemiyor)
  10. He is too lazy to do his homework. (Ev ödevini yapmak için çok tembel)
  11. The suitcase is too heavy for me to carry. (Bu bavul benim taşımak için çok ağır)
  12. The movie is too scary for me to watch. (Bu filmi izlemek için çok korkutucu)
  13. The book is too long, I don’t have time to finish it. (Kitap çok uzun, bitirmek için zamanım yok)
  14. The room is too dark, can you turn on the light? (Oda çok karanlık, ışığı açabilir misin?)
  15. He is too stubborn to listen to other people’s opinions. (Başkalarının fikirlerini dinlemek için çok inatçı)
  16. The water is too cold to swim in. (Yüzmek için su çok soğuk)
  17. The shirt is too tight, I can’t breathe. (Gömlek çok dar, nefes alamıyorum)
  18. She is too shy to speak in front of a group. (Grup önünde konuşmak için çok utangaç)
  19. The pizza is too greasy for me to eat. (Pizza benim için çok yağlı)
  20. The traffic is too heavy, we will be late. (Trafik çok yoğun, geç kalacağız)
  1. The movie was too boring, I fell asleep. (Film çok sıkıcıydı, uyuya kaldım)
  2. The shoes are too small, they hurt my feet. (Ayakkabılar çok küçük, ayaklarıma zarar veriyor)
  3. He is too short to reach the top shelf. (Üst rafta ulaşmak için çok kısa)
  4. The weather is too hot for me to go outside. (Dışarı çıkmak için hava çok sıcak)
  5. The dog is too aggressive, we have to be careful. (Köpek çok saldırgan, dikkatli olmalıyız)
  6. The ice cream is too sweet for my liking. (Buzlu krem benim sevdiğim gibi çok tatlı)
  7. The room is too messy, we need to clean up. (Oda çok dağınık, temizlememiz gerekiyor)
  8. The road is too narrow for two cars to pass. (İki aracın geçmesi için yol çok dar)
  9. The teacher is too strict, she never smiles. (Öğretmen çok katı, asla gülümsemiyor)
  10. The dress is too short, it shows too much leg. (Elbise çok kısa, çok bacak gösteriyor)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.