Timid İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Timid İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Timid Nedir?

Timid, Türkçe karşılığı utangaç olan bir İngilizce kelimedir. Timid kelimesi, çekingen, ürkek ve insanlarla etkileşimden kaçınan kişileri tanımlamak için kullanılır.

Örnek Cümleler:

  1. She’s too timid to speak up in class. (Sınıfta konuşmaktan çekingen.)
  2. The timid kitten hid under the bed. (Utangaç kedi yatağın altına saklandı.)
  3. He’s a bit timid around new people. (Yeni insanlarla etkileşim kurarken biraz çekingen.)
  4. The timid deer ran away as soon as it heard a noise. (Utangaç geyik bir gürültü duyar duymaz kaçtı.)
  5. She was too timid to ask for a raise. (Maaş artışı istemek için çok utangaçtı.)
  6. The timid child clung to her mother’s leg. (Utangaç çocuk annesinin bacağına sarıldı.)
  7. He’s always been timid around dogs. (Köpeklerin yanında her zaman çekingen oldu.)
  8. The timid bird refused to leave its cage. (Utangaç kuş, kafesinden çıkmayı reddetti.)
  9. She’s too timid to try new things. (Yeni şeyler denemek için çok utangaç.)
  10. The timid student never raised his hand in class. (Utangaç öğrenci, sınıfta asla el kaldırmadı.)
  11. He’s a timid driver and always stays within the speed limit. (Çekingen bir sürücü ve her zaman hız sınırı dahilinde kalır.)
  12. The timid child was afraid to go down the slide. (Utangaç çocuk, kaydıraktan aşağı inmeye korkuyordu.)
  13. She was too timid to ask the waiter for a refill. (Dolum yapılması için garsona sormak için çok utangaçtı.)
  14. The timid puppy shied away from the big dog. (Utangaç yavru köpek, büyük köpekten kaçındı.)
  15. He’s always been timid when it comes to public speaking. (Halka açık konuşmalar söz konusu olduğunda her zaman çekingen oldu.)
  16. The timid rabbit darted back into its hole at the sound of a car. (Utangaç tavşan, bir arabanın sesiyle deliğine geri döndü.)
  17. She’s too timid to introduce herself to new people. (Yeni insanlara kendini tanıtmak için çok utangaç.)
  18. The timid child wouldn’t go near the water. (Utangaç çocuk, suya yaklaşmazdı.)
  19. He’s always been a bit timid in social situations. (Sosyal durumlarda her zaman biraz çekingen oldu.)
  20. The timid antelope froze when it saw the lion approaching. (Utangaç antilop, aslan yaklaşırken dondu kaldı.)

More Examples:

  1. The timid employee always avoided confrontations with his boss. (Utangaç çalışan, patronuyla çatışmalardan kaçındı.)
  2. She’s too timid to ask for help when she needs it. (İhtiyacı olduğunda yardım istemek için çok utangaç.)
  3. The timid child wouldn’t talk to the other kids at the playground. (Utangaç çocuk, oyun alanındaki diğer çocuklarla konuşmazdı.)
  4. He’s a timid swimmer and only goes in the shallow end. (Çekingen bir yüzücü ve sadece sığ bölüme gider.)
  5. The timid puppy cowered in fear when the thunderstorm hit. (Utangaç yavru köpek, fırtına başladığında korkudan ürktü.)
  6. She’s always been timid about expressing her opinions. (Görüşlerini ifade etmek konusunda her zaman utangaçtı.)
  7. The timid student was too nervous to participate in the class presentation. (Utangaç öğrenci, sınıf sunumuna katılmak için çok sinirliydi.)
  8. He’s too timid to take risks in business. (İşletmede risk almaya cesareti yok.)
  9. The timid deer cautiously approached the water to drink. (Dikkatli bir şekilde suya yaklaşan utangaç geyik içmek için.)
  10. She’s too timid to ask her crush out on a date. (Randevuya çıkarmak için aşkına sormak için çok utangaç.)

Conclusion:

Timid kelimesi, genellikle insanların çekingen veya utangaç olmalarını ifade etmek için kullanılır. Yukarıdaki örnek cümleler, timid kelimesinin farklı bağlamlarda kullanılabileceğini göstermektedir.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.