Supremacy İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Supremacy İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Supremacy Nedir?


Supremacy, en yüksek seviyede güç veya otoriteye sahip olma durumudur. Bir kişi, bir grup veya bir organizasyon, diğerlerine kıyasla üstünlük sağlayarak hükmetme veya kontrol etme durumu olarak da tanımlanabilir.

Örnek cümleler:

  1. The king’s supremacy was unquestionable during the medieval period. (Kralın üstünlüğü, ortaçağ döneminde sorgulanamazdı.)
  2. The government is trying to maintain its supremacy over the opposition parties. (Hükümet, muhalefet partileri üzerindeki üstünlüğünü korumaya çalışıyor.)
  3. The company’s supremacy in the tech industry is due to its innovative products. (Şirketin teknoloji endüstrisindeki üstünlüğü, yenilikçi ürünlerinden kaynaklanıyor.)
  4. The supremacy of law should be respected and upheld at all times. (Hukukun üstünlüğü her zaman saygı görmeli ve korunmalıdır.)
  5. The team’s supremacy in the league was undeniable after they won the championship. (Takımın şampiyon olduktan sonra ligdeki üstünlüğü inkar edilemezdi.)
  6. The emperor’s supremacy was challenged by several rebellions throughout his reign. (İmparatorun saltanatı boyunca birkaç isyan, üstünlüğünü sorguladı.)
  7. The country’s economic supremacy was threatened by the recent recession. (Ülkenin ekonomik üstünlüğü, son ekonomik durgunlukla tehdit edildi.)
  8. The company’s supremacy over its competitors was established through aggressive marketing strategies. (Şirketin rakipleri üzerindeki üstünlüğü, agresif pazarlama stratejileri ile kuruldu.)
  9. The military’s supremacy in the region was secured through a series of successful campaigns. (Askeri birliklerin bölgedeki üstünlüğü, başarılı kampanyalar ile sağlandı.)
  10. The political party’s supremacy was challenged by a new up-and-coming party. (Siyasi partinin üstünlüğü, yükselen yeni bir parti tarafından sorgulandı.)
  11. The supremacy of the English language in international communication is undeniable. (Uluslararası iletişimde İngilizce’nin üstünlüğü inkar edilemez.)
  12. The team’s supremacy in the game was evident from the very beginning. (Oyundaki takımın üstünlüğü, baştan beri açıktı.)
  13. The country’s cultural supremacy was reflected in its art, literature, and music. (Ülkenin kültürel üstünlüğü, sanatında, edebiyatında ve müziğinde yansıtıldı.)
  14. The company’s technological supremacy was achieved through years of research and development. (Şirketin teknolojik üstünlüğü, yıllar süren araştırma ve geliştirme çalışm

ısıyla elde edildi.)
15. The political party’s supremacy was challenged by a grassroots movement calling for change. (Siyasi partinin üstünlüğü, değişim çağrısında bulunan bir yerel hareket tarafından sorgulandı.)

  1. The supremacy of the United States as a global superpower is being challenged by rising powers such as China. (ABD’nin küresel bir süper güç olarak üstünlüğü, Çin gibi yükselen güçler tarafından sorgulanıyor.)
  2. The company’s market supremacy was threatened by a new competitor with a better product. (Şirketin piyasadaki üstünlüğü, daha iyi bir ürüne sahip yeni bir rakip tarafından tehdit edildi.)
  3. The supremacy of democracy as a political system is often debated and challenged by authoritarian regimes. (Politik bir sistem olarak demokrasinin üstünlüğü, otoriter rejimler tarafından sık sık tartışılır ve sorgulanır.)
  4. The team’s supremacy in the sport was maintained through hard work and dedication. (Spor alanındaki takımın üstünlüğü, sıkı çalışma ve özveri ile korundu.)
  5. The country’s military supremacy was challenged by a surprise attack from an enemy nation. (Ülkenin askeri üstünlüğü, bir düşman ülkenin sürpriz saldırısıyla sorgulandı.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.