Subservient İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Subservient İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Subservient Nedir?

Subservient, birisi ya da bir şeyin başka bir kişi ya da şeyin kontrolü altında olduğunu ifade eden bir sıfattır. Subservient, güçlü olanın zayıf olanı kontrol ettiği bir hiyerarşik ilişkiyi tanımlar.

Subservient İle İlgili 20 Örnek Cümle:

  1. The servant was subservient to his master’s every command. (Hizmetçi, efendisinin her emrine subservientti.)
  2. She had a subservient role in the company and was never given any important tasks. (Şirkette subservient bir rolü vardı ve hiçbir önemli görev verilmedi.)
  3. The government officials were subservient to the dictator’s orders. (Hükümet yetkilileri, diktatörün emirlerine subservienttiler.)
  4. The employee felt subservient to his demanding boss. (Çalışan, talepkar patronuna karşı subservient hissetti.)
  5. The submissive wife was subservient to her husband’s every whim. (İtaatkâr eş, kocasının her isteğine subservientti.)
  6. The company’s policies were subservient to the needs of its customers. (Şirketin politikaları, müşterilerinin ihtiyaçlarına subservientti.)
  7. The soldiers were taught to be subservient to their commanding officers. (Askerler, komutanlarına subservient olmaları için öğretildiler.)
  8. The company’s profits were subservient to its shareholders’ interests. (Şirketin karları, hissedarlarının çıkarlarına subservientti.)
  9. The artist refused to be subservient to the demands of the art world. (Sanatçı, sanat dünyasının taleplerine subservient olmayı reddetti.)
  10. The dog was subservient to its owner’s every command. (Köpek, sahibinin her emrine subservientti.)
  11. The politician was accused of being subservient to the wealthy donors who funded his campaign. (Politikacı, kampanyasını finanse eden zengin bağışçılara subservient olduğu suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.)
  12. The new employee was subservient to her more experienced colleagues. (Yeni çalışan, daha deneyimli meslektaşlarına subservientti.)
  13. The company’s advertising was subservient to its sales goals. (Şirketin reklamcılığı, satış hedeflerine subservientti.)
  14. The student felt subservient to her demanding professor. (Öğrenci, talepkar profesörüne karşı subservient hissetti.)
  15. The company’s hiring practices were subservient to its diversity and inclusion goals. (Şirketin işe alma uygulamaları, çeşitlilik ve kapsayıcılık hedeflerine subservientti.)
  16. The employee was subservient to her boss’s unreasonable demands. (Çalışan, patronunun mantıksız taleplerine subservientti.)
  17. The government was

accused of being subservient to the interests of large corporations. (Hükümet, büyük şirketlerin çıkarlarına subservient olduğu suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.)
18. The chef was subservient to the tastes and preferences of his customers. (Şef, müşterilerinin tat ve tercihlerine subservientti.)

  1. The company’s policies were subservient to the laws and regulations of the industry. (Şirketin politikaları, sektörün yasalarına ve düzenlemelerine subservientti.)
  2. The assistant was subservient to the needs and requests of her boss. (Asistan, patronunun ihtiyaçlarına ve isteklerine subservientti.)

(Türkçe çevirileri parantez içinde verilmiştir.)

Not: Örnek cümlelerde “submissive” kelimesi de kullanılmıştır, bu kelime de “itaatkâr, boyun eğen” anlamına gelmektedir ve “subservient” ile benzer bir kullanıma sahiptir.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.