Stillborn İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Stillborn İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Stillborn Nedir?


Stillborn, doğum sırasında veya sonrasında hayatını kaybetmiş bebeği ifade eden bir tıbbi terimdir.

Örnek Cümleler:


1. My friend’s sister had a stillborn baby last week. (Arkadaşımın kız kardeşi geçen hafta doğan bebeği ölü doğdu.)
2. The hospital has a special unit for stillborn babies. (Hastanede ölü doğan bebekler için özel bir ünite var.)
3. Losing a stillborn child is a devastating experience for any parent. (Ölü doğan bir çocuğu kaybetmek, herhangi bir ebeveyn için yıkıcı bir deneyimdir.)
4. The doctor told us that our baby was stillborn. (Doktor bize bebeğimizin ölü doğduğunu söyledi.)
5. She was devastated to find out that her baby was stillborn. (Bebeğinin ölü doğduğunu öğrenmek onu yıkılmış hissettirdi.)
6. The stillborn baby was buried in a special section of the cemetery. (Ölü doğan bebek, mezarlığın özel bir bölümünde gömüldü.)
7. The parents were able to hold their stillborn baby before saying goodbye. (Ebeveynler, vedalaşmadan önce ölü doğan bebeklerini tutabildiler.)
8. The hospital staff provided emotional support to the parents of the stillborn baby. (Hastane personeli, ölü doğan bebeğin ebeveynlerine duygusal destek sağladı.)
9. The couple decided to name their stillborn baby and hold a small funeral for her. (Çift, ölü doğan bebeklerine bir isim verme kararı aldı ve onun için küçük bir cenaze töreni düzenledi.)
10. After the stillborn baby was delivered, the mother had to undergo a series of medical tests. (Ölü doğan bebek doğduktan sonra, anne bir dizi tıbbi testten geçmek zorunda kaldı.)
11. Stillborn babies are usually delivered through induced labor. (Ölü doğan bebekler genellikle indüksiyon yoluyla doğurtulur.)
12. The hospital has a support group for parents who have lost a stillborn baby. (Hastanede ölü doğan bebeği olan ebeveynler için bir destek grubu var.)
13. The mother was given a small memento of her stillborn baby to keep. (Anne, ölü doğan bebeğinin bir anısını saklamak için küçük bir hatıra verildi.)
14. The cause of stillborn births is not always clear. (Ölü doğan doğumların nedeni her zaman net değildir.)
15. The stillborn baby’s father was allowed to cut the umbilical cord. (Ölü doğan bebeklerin babaları, göbek kordonunu kesme izni aldılar.)
16. The hospital chaplain offered spiritual guidance to the parents of the stillborn baby. (Hastane vaizi, ölü doğan bebeklerin ebeveynlerine manevi rehber

  1. The mother had to undergo a cesarean section to deliver her stillborn baby. (Anne, ölü doğan bebeği doğurmak için sezaryen ameliyatı geçirmek zorunda kaldı.)
  2. The stillborn baby’s parents received a certificate of stillbirth from the hospital. (Ölü doğan bebeklerin ebeveynleri hastaneden doğum ölüm belgesi aldılar.)
  3. The hospital staff provided grief counseling to the parents of the stillborn baby. (Hastane personeli, ölü doğan bebeklerin ebeveynlerine yas danışmanlığı sağladı.)
  4. The mother was able to donate her stillborn baby’s organs for research purposes. (Anne, ölü doğan bebeklerinin organlarını araştırma amaçlı bağışlamayı başardı.)

Türkçe Karşılıkları:

  1. Arkadaşımın kız kardeşi geçen hafta doğan bebeği ölü doğdu.
  2. Hastanede ölü doğan bebekler için özel bir ünite var.
  3. Ölü doğan bir çocuğu kaybetmek, herhangi bir ebeveyn için yıkıcı bir deneyimdir.
  4. Doktor bize bebeğimizin ölü doğduğunu söyledi.
  5. Bebeğinin ölü doğduğunu öğrenmek onu yıkılmış hissettirdi.
  6. Ölü doğan bebek, mezarlığın özel bir bölümünde gömüldü.
  7. Ebeveynler, vedalaşmadan önce ölü doğan bebeklerini tutabildiler.
  8. Hastane personeli, ölü doğan bebeğin ebeveynlerine duygusal destek sağladı.
  9. Çift, ölü doğan bebeklerine bir isim verme kararı aldı ve onun için küçük bir cenaze töreni düzenledi.
  10. Ölü doğan bebek doğduktan sonra, anne bir dizi tıbbi testten geçmek zorunda kaldı.
  11. Ölü doğan bebekler genellikle indüksiyon yoluyla doğurtulur.
  12. Hastanede ölü doğan bebeği olan ebeveynler için bir destek grubu var.
  13. Anne, ölü doğan bebeğinin bir anısını saklamak için küçük bir hatıra verildi.
  14. Ölü doğan doğumların nedeni her zaman net değildir.
  15. Ölü doğan bebeklerin babaları, göbek kordonunu kesme izni aldılar.
  16. Hastane vaizi, ölü doğan bebeklerin ebeveynlerine manevi rehberlik sundu.
  17. Anne, ölü doğan bebeği doğurmak için sezaryen ameliyatı geçirmek zorunda kaldı.
  18. Ölü doğan bebeklerin ebeveynleri hastaneden doğum ölüm belgesi aldılar.
  19. Hastane personeli, ölü doğan bebeklerin ebeveynlerine yas danışmanlı

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.