Stentorian İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Stentorian İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Stentorian Nedir?

Stentorian kelimesi “yüksek sesli” veya “gürültülü” anlamına gelir ve genellikle insan sesi veya konuşma için kullanılır.

Örnek Cümleler:

  1. She has a stentorian voice that can be heard across the room.
    (Turkce: O, odanın karşısından bile duyulabilen yüksek sesli bir sese sahip.)

  2. The stentorian roar of the lion echoed through the jungle.
    (Turkce: Aslanın yüksek sesli kükremesi ormanda yankılandı.)

  3. The teacher’s stentorian voice silenced the noisy classroom.
    (Turkce: Öğretmenin yüksek sesi gürültülü sınıfı susturdu.)

  4. The announcer had a stentorian delivery that captivated the audience.
    (Turkce: Sunucu, izleyiciyi etkileyen yüksek sesli bir sunum yaptı.)

  5. The stentorian speech of the politician filled the auditorium.
    (Turkce: Politikacının yüksek sesli konuşması salonu doldurdu.)

  6. The singer’s stentorian performance brought the crowd to their feet.
    (Turkce: Şarkıcının yüksek sesli performansı izleyicileri ayakta alkışlattı.)

  7. The stentorian laughter of the comedian filled the room.
    (Turkce: Komedyenin yüksek sesli kahkahası odayı doldurdu.)

  8. The stentorian commands of the drill sergeant echoed through the barracks.
    (Turkce: Eğitmen çavuşun yüksek sesli komutları kışlaya yayıldı.)

  9. The stentorian sound of the trumpet signaled the start of the parade.
    (Turkce: Trompetin yüksek sesli sesi, geçidin başlangıcını işaret etti.)

  10. The stentorian announcement over the loudspeaker interrupted the quiet of the library.
    (Turkce: Hoparlörden yapılan yüksek sesli duyuru kütüphanenin sessizliğini bozdu.)

  11. The stentorian applause of the audience showed their appreciation for the performance.
    (Turkce: İzleyicilerin yüksek sesli alkışı, performansa olan takdirlerini gösterdi.)

  12. The stentorian protest of the demonstrators filled the streets.
    (Turkce: Göstericilerin yüksek sesli protestosu sokakları doldurdu.)

  13. The stentorian snoring of the sleeping man woke up his roommate.
    (Turkce: Uyuyan adamın yüksek sesli horlaması, oda arkadaşını uyandırdı.)

  14. The stentorian bell of the church could be heard for miles.
    (Turkce: Kilisenin yüksek sesli çanı, mil mesafelerce duyulabilirdi.)

  15. The stentorian barking of the dog scared the children.
    (Turkce: Köpeğin yüksek sesli havlaması, çocukları korkuttu.)

  16. The stentorian sermon of the pastor moved the congregation to tears.
    (Turk

cektir:

  1. The stentorian cheer of the sports fans filled the stadium.
    (Turkce: Spor taraftarlarının yüksek sesli tezahüratı stadyumu doldurdu.)

  2. The stentorian thunderstorm kept the children awake all night.
    (Turkce: Yüksek sesli fırtına tüm gece çocukları uykusuz bıraktı.)

  3. The stentorian whistle of the referee signaled the end of the game.
    (Turkce: Hakemin yüksek sesli düdüğü, oyunun sonunu işaret etti.)

  4. The stentorian singing of the choir filled the church with music.
    (Turkce: Koronun yüksek sesli şarkısı kiliseyi müzikle doldurdu.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.