Richness İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Richness İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Richness

Richness, zenginlik, bolluk, varlıklı olma anlamına gelir.

  1. His richness is beyond imagination. (Onun zenginliği hayal edilemeyecek kadar büyük.)
  2. The richness of the culture in this city is impressive. (Bu şehirdeki kültür zenginliği etkileyici.)
  3. Her paintings are known for their color richness. (Onun tabloları renk zenginliğiyle tanınıyor.)
  4. The richness of this soil is perfect for growing crops. (Bu toprağın verimliliği, bitki yetiştirmek için mükemmel.)
  5. I was amazed by the richness of flavors in that dish. (O yemeğin lezzet zenginliği beni şaşırttı.)
  6. The richness of the landscape was breathtaking. (Manzaranın zenginliği nefes kesiciydi.)
  7. The richness of this experience cannot be described in words. (Bu deneyimin zenginliği sözlerle tarif edilemez.)
  8. The richness of his voice always mesmerizes me. (Onun sesinin zenginliği beni her zaman büyüler.)
  9. The richness of the fabric made the dress look expensive. (Kumaşın zenginliği, elbisenin pahalı görünmesine neden oldu.)
  10. The richness of the history of this city is worth exploring. (Bu şehrin tarih zenginliği keşfedilmeye değer.)
  11. The richness of the orchestra’s sound was impressive. (Orkestranın sesinin zenginliği etkileyiciydi.)
  12. The richness of the decorations in the palace was stunning. (Saraydaki süslemelerin zenginliği şaşırtıcıydı.)
  13. The richness of the data in this report is impressive. (Bu rapordaki veri zenginliği etkileyici.)
  14. The richness of the aroma in the kitchen was mouth-watering. (Mutfaktaki koku zenginliği ağız sulandırıcıydı.)
  15. The richness of the resources available to us is a great advantage. (Bize sunulan kaynakların zenginliği büyük bir avantaj.)
  16. The richness of the experience was worth every penny. (Deneyimin zenginliği her kuruşuna değdi.)
  17. The richness of the language in this book is remarkable. (Bu kitaptaki dil zenginliği dikkat çekici.)
  18. The richness of the colors in the painting was impressive. (Tablodaki renklerin zenginliği etkileyiciydi.)
  19. The richness of the scenery in this place is breathtaking. (Bu yerdeki manzaranın zenginliği nefes kesici.)
  20. The richness of the culture in this country is something to be proud of. (Bu ülkedeki kültür zenginliği gurur duyulacak bir şey.)

Usage of “Richness” in Sentences

  1. The richness of the soil in this area is ideal for growing vegetables. (Bu bölgedeki toprağın zenginliği, sebze yetiştirmek için ideal.)
  2. The richness of the language used in this poem is striking. (Bu şiirde kullanılan dilin zenginliği çarpıcı.)
  3. The richness of the culture in this region is diverse and fascinating. (Bu bölgedeki kültür zenginliği çeşitli ve etkileyici.)
  4. The richness of the flavors in this dish is due to the variety of spices used. (Bu yemekteki lezzet zenginliği, kullanılan baharatların çeşitliliğinden kaynaklanıyor.)
  5. The richness of the tapestry is evident in the intricate details and vibrant colors. (Duygu bütünlüğü kapsamlı ve canlı renklerdeki karmaşık detaylarda belirgindir.)
  6. The richness of the wildlife in this national park is a testament to its conservation efforts. (Bu milli parktaki vahşi yaşamın zenginliği, koruma çabalarının bir kanıtıdır.)
  7. The richness of the data provided in this report is impressive and useful for decision-making. (Bu raporda sunulan veri zenginliği etkileyici ve karar verme için faydalıdır.)
  8. The richness of the music in this symphony is breathtaking and emotionally moving. (Bu senfonideki müziğin zenginliği nefes kesici ve duygusal olarak hareket ettirici.)
  9. The richness of the history in this ancient city is a source of pride and fascination for its residents. (Bu eski şehirdeki tarihin zenginliği, sakinleri için bir gurur ve hayranlık kaynağıdır.)
  10. The richness of the natural resources in this region is the driving force behind its economic development. (Bu bölgedeki doğal kaynakların zenginliği, ekonomik gelişmenin itici gücüdür.)
  11. The richness of the texture in this painting is enhanced by the artist’s use of impasto technique. (Bu tablodaki dokunun zenginliği, sanatçının impasto tekniğini kullanmasıyla artırılmıştır.)
  12. The richness of the aromas in this kitchen is due to the fresh ingredients and spices used in cooking. (Bu mutfağındaki kokuların zenginliği, pişirme işleminde kullanılan taze malzemeler ve baharatlardan kaynaklanır.)
  13. The richness of the experience of traveling to a new country is a result of encountering different cultures and perspectives. (Yeni bir ülkeye seyahat etme deneyiminin zenginliği, farklı kültürler ve bakış açıları ile karşılaşmanın bir sonucudur.)
  14. The richness of the scenery in this mountain range is awe-inspiring and offers a sense of tranquility. (Bu dağ silsilesindeki manzaranın zenginliği, hayranlık uyandırıcıdır ve huzur verici bir his sunar.)
  15. The richness of the culture in this museum is

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.