Prate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Prate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Pratik İle İlgili Örnek Cümleler:

Türkçe Anlamı: Pratik, teorik bilgilerin uygulamada kullanılmasıdır.

  1. Practical experience is more valuable than theoretical knowledge. (Pratik deneyim, teorik bilgiden daha değerlidir.)
  2. The course includes both theoretical and practical components. (Ders, hem teorik hem de pratik bileşenleri içerir.)
  3. He is a very practical person who likes to get things done efficiently. (O, işleri verimli bir şekilde halletmeyi seven çok pratik bir insandır.)
  4. We need to find a practical solution to this problem. (Bu soruna pratik bir çözüm bulmamız gerekiyor.)
  5. She has a lot of practical experience in the field of engineering. (Mühendislik alanında çok fazla pratik deneyimi var.)
  6. The practical application of this theory is still being researched. (Bu teorinin pratik uygulaması hala araştırılıyor.)
  7. The training program includes both classroom instruction and practical exercises. (Eğitim programı, sınıf eğitimi ve pratik egzersizleri içerir.)
  8. You need to have some practical skills to succeed in this job. (Bu işte başarılı olmak için bazı pratik becerilere ihtiyacınız var.)
  9. The company is looking for someone with practical experience in project management. (Şirket, proje yönetiminde pratik deneyime sahip biri arıyor.)
  10. She has a very practical approach to problem-solving. (O, problem çözme konusunda çok pratik bir yaklaşıma sahip.)
  11. The training program is designed to provide students with practical skills that they can use in their future careers. (Eğitim programı, öğrencilere gelecekteki kariyerlerinde kullanabilecekleri pratik beceriler sağlamak için tasarlanmıştır.)
  12. We need to come up with a practical solution that is also cost-effective. (Hem pratik hem de maliyet açısından uygun bir çözüm bulmamız gerekiyor.)
  13. The course focuses on the practical application of marketing principles. (Ders, pazarlama prensiplerinin pratik uygulamasına odaklanmaktadır.)
  14. He has a very practical approach to budgeting. (O, bütçeleme konusunda çok pratik bir yaklaşıma sahip.)
  1. The practical experience I gained during my internship was invaluable. (Staj sırasında kazandığım pratik deneyim paha biçilemezdi.)
  2. The training program includes a lot of hands-on practical experience. (Eğitim programı, çok sayıda uygulamalı pratik deneyim içerir.)
  3. The company is known for its practical approach to problem-solving. (Şirket, problem çözme konusunda pratik yaklaşımıyla bilinir.)
  4. The course provides students with the practical skills they need to succeed in the job market. (Ders, öğrencilere iş piyasasında başarılı olmaları için gereken pratik becerileri sağlar.)
  5. He is a very practical person who always looks for the most efficient way to get things done. (O, her zaman işleri halletmenin en verimli yolunu arayan çok pratik bir insandır.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.