Law-Making İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Law-Making İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Law-making Nedir?

Law-making, yasama faaliyeti anlamına gelir ve hükümetlerin, yasama organları tarafından kanunların yapılmasını ifade eder.

Örnek cümleler:

  1. The process of law-making can be a lengthy and complicated one. (Yasama süreci uzun ve karmaşık olabilir.)
  2. Law-making is a key function of any government. (Yasama, herhangi bir hükümetin ana işlevlerinden biridir.)
  3. The Constitution outlines the law-making process in great detail. (Anayasa, yasama sürecini detaylı bir şekilde açıklar.)
  4. The law-making process involves many different stakeholders. (Yasama süreci birçok farklı paydaşın katılımını gerektirir.)
  5. Effective law-making requires careful consideration and consultation. (Etkili yasama, dikkatli düşünme ve danışma gerektirir.)
  6. The law-making process can be influenced by various factors such as public opinion and special interest groups. (Yasama süreci, halkın görüşleri ve özel çıkar grupları gibi çeşitli faktörlerden etkilenebilir.)
  7. Law-making is a continuous process that requires ongoing evaluation and review. (Yasama süreci sürekli bir süreçtir ve sürekli değerlendirme ve gözden geçirme gerektirir.)
  8. The role of lobbyists in the law-making process is often controversial. (Lobilerin yasama sürecindeki rolü genellikle tartışmalıdır.)
  9. The law-making process can be influenced by political ideology and party politics. (Yasama süreci, siyasi ideoloji ve parti politikalarından etkilenebilir.)
  10. The law-making process is designed to ensure that laws are fair and just for all citizens. (Yasama süreci, yasaların tüm vatandaşlar için adil ve haklı olmasını sağlamak için tasarlanmıştır.)
  11. The law-making process is an essential component of democratic governance. (Yasama süreci, demokratik yönetimin temel bir bileşenidir.)
  12. Law-making can be influenced by external factors such as economic conditions and international agreements. (Yasama, ekonomik koşullar ve uluslararası anlaşmalar gibi dış faktörlerden etkilenebilir.)
  13. The law-making process requires input from a range of experts including lawyers and policy analysts. (Yasama süreci, avukatlar ve politika analistleri gibi bir dizi uzmanın görüşlerini gerektirir.)
  14. Law-making is an iterative process that involves multiple stages of review and revision. (Yasama süreci, gözden geçirme ve revizyonun birden fazla aşamasını içeren bir iteratif süreçtir.)
  15. The law-making process is subject to constitutional constraints and legal requirements. (Yasama süreci, anayasal kısıtlamalara ve yasal gerekliliklere tabidir.)
  16. The law-making process can be influenced by interest groups who seek to advance their own agendas. (Yasama süreci, kendi

ajandalarını ilerletmek isteyen çıkar grupları tarafından etkilenebilir.)
17. The law-making process involves the drafting of bills, public hearings, and committee reviews. (Yasama süreci, tasarıların hazırlanması, halka açık toplantılar ve komite incelemelerini içerir.)

  1. The law-making process can be a challenging balancing act between competing interests and priorities. (Yasama süreci, rekabet eden çıkarlar ve öncelikler arasında zor bir dengeleme eylemi olabilir.)
  2. The law-making process requires transparency and accountability to ensure the legitimacy of the resulting laws. (Yasama süreci, elde edilen yasaların meşruiyetini sağlamak için şeffaflık ve hesap verebilirlik gerektirir.)
  3. Law-making can have a significant impact on society and individuals, and as such should be taken seriously and approached with care. (Yasama, toplum ve bireyler üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir ve bu nedenle ciddiye alınmalı ve dikkatle yaklaşılmalıdır.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.