Laggardly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Laggardly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Laggardly

Laggardly, “güçsüz ve yavaşça ilerleyen” anlamına gelen bir sıfattır.

  1. John was laggardly in completing his work. (John, işini tamamlamada güçsüzdü.)
  2. The laggardly progress of the project was frustrating. (Projenin güçsüz ilerleyişi, sinir bozucuydu.)
  3. The teacher scolded the laggardly student. (Öğretmen, güçsüz öğrenciyi azarladı.)
  4. The company’s laggardly response to the crisis was disappointing. (Şirketin krize güçsüz yanıtı hayal kırıklığı yarattı.)
  5. The laggardly pace of the horse race made it boring to watch. (At yarışının güçsüz tempolu olması, izlemesi sıkıcı yaptı.)
  6. The hiker was laggardly and couldn’t keep up with the group. (Yürüyüşçü güçsüzdü ve grupta ayak uyduramadı.)
  7. The laggardly economy is causing concern for the government. (Güçsüz ekonomi, hükümeti endişelendiriyor.)
  8. The laggardly growth of the plant was due to poor soil conditions. (Bitkinin güçsüz büyümesi, kötü toprak koşullarından kaynaklanıyordu.)
  9. The student’s laggardly attitude towards studying was concerning. (Öğrencinin öğrenmeye karşı güçsüz tutumu endişe vericiydi.)
  10. The laggardly train caused the passengers to arrive late. (Güçsüz tren, yolcuların geç kalmasına neden oldu.)
  11. The laggardly response from the fire department resulted in a total loss of the building. (İtfaiyenin güçsüz yanıtı, binanın tamamen kaybedilmesine neden oldu.)
  12. The laggardly progress of the negotiations was frustrating for both parties. (Müzakerelerin güçsüz ilerleyişi, her iki taraf için de sinir bozucuydu.)
  13. The laggardly traffic made me miss my flight. (Güçsüz trafik, uçağımı kaçırmama neden oldu.)
  14. The laggardly response from the medical staff endangered the patient’s life. (Tıbbi personelin güçsüz yanıtı, hastanın hayatını tehlikeye attı.)
  15. The laggardly implementation of the new software caused a lot of frustration for the employees. (Yeni yazılımın güçsüz uygulanması, çalışanlar için büyük bir hayal kırıklığına neden oldu.)
  16. The laggardly progress of the construction project was due to bad weather conditions. (İnşaat projesinin güçsüz ilerlemesi, kötü hava koşullarından kaynaklanıyordu.)
  17. The laggardly response of the customer service representative was unprofessional. (Müşteri hizmetleri temsilcisinin güçsüz yanıtı
  1. The laggardly growth of the company was concerning to its investors. (Şirketin güçsüz büyümesi, yatırımcıları endişelendirdi.)
  2. The laggardly pace of the trial was frustrating for the victim’s family. (Davanın güçsüz tempolu olması, kurbanın ailesi için sinir bozucuydu.)
  3. The laggardly performance of the team resulted in their defeat. (Takımın güçsüz performansı, yenilgilerine neden oldu.)

(Türkçe çeviriler kalın olarak yazılmıştır.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.