Jar İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Jar İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Jar (Kavanoz)

Jar kelimesi Türkçe’de “kavanoz” anlamına gelir. Bu kelime genellikle gıdaları saklamak veya korumak için kullanılan cam veya plastik bir kap anlamında kullanılır.

Örnek cümleler:

  1. I bought a jar of peanut butter from the supermarket. (Marketten bir kavanoz fıstık ezmesi aldım.)
  2. She stored her homemade jam in a mason jar. (Ev yapımı reçelini mason kavanozunda sakladı.)
  3. He opened the jar of pickles and the smell filled the room. (Turşu kavanozunu açtı ve koku odayı doldurdu.)
  4. The cookie mix comes in a large jar with a tight lid. (Kurabiye karışımı sıkı bir kapağı olan büyük bir kavanozda gelir.)
  5. She dropped the jar of spaghetti sauce and it shattered into pieces. (Spagetti sosu kavanozunu düşürdü ve parçalara ayrıldı.)
  6. The kitchen shelves were lined with rows of jars filled with spices. (Mutfak rafları baharat dolu kavanozlarla kaplıydı.)
  7. The homemade salsa was delicious, but we had to finish the jar quickly before it went bad. (Ev yapımı salsa lezzetliydi, ama bozulmadan önce kavanozu çabucak bitirmemiz gerekti.)
  8. She used a jar to hold her collection of seashells. (Deniz kabukları koleksiyonunu tutmak için bir kavanoz kullandı.)
  9. The kids had fun making a jar of glitter slime. (Çocuklar, parıltılı bir slime kavanozu yaparak eğlendiler.)
  10. He put a jar of honey on the table to sweeten the tea. (Çayı tatlandırmak için masaya bir kavanoz bal koydu.)
  11. The salsa had been sitting in the jar for too long and had gone bad. (Salsa kavanozda çok uzun süre beklemişti ve bozulmuştu.)
  12. She decorated the jar with ribbon and used it as a vase for flowers. (Kavanozu kurdele ile süsledi ve çiçekler için bir vazo olarak kullandı.)
  13. The company packaged their products in glass jars to reduce plastic waste. (Şirket ürünlerini cam kavanozlarda paketleyerek plastik atığını azalttı.)
  14. He filled the jar with coins and shook it, listening to the jingling sound. (Kavanozu bozuk para ile doldurdu ve sallayarak çıngıraklı sesi dinledi.)
  15. She unscrewed the lid of the jar and breathed in the scent of fresh coffee beans. (Kavanozun kapağını çevirdi ve taze kahve çekirdeklerinin kokusunu içine çekti.)
  16. The pickles in the jar were too sour for her taste. (Kavanozdaki turşular tadına göre çok ekşiydi.)
  17. He filled a jar with sand from the beach as a souvenir.
  1. The cookies were kept fresh in the airtight jar. (Kurabiyeler hava geçirmeyen kavanozda taze kaldı.)
  2. She used a jar to store her collection of buttons. (Düğme koleksiyonunu saklamak için bir kavanoz kullandı.)
  3. The jar of olives was the perfect addition to the salad. (Zeytin kavanozu salataya mükemmel bir katkıydı.)

Bu örnek cümlelerde “jar” kelimesi, çeşitli gıdaların saklanması için kullanılan bir kavanoz olarak kullanılmıştır. Ayrıca, kavanozlar koleksiyon yapmak, dekorasyon için kullanmak ve hatta oyuncak yapmak gibi farklı amaçlar için de kullanılabilir.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.