İncidentally İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

İncidentally İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

İncidentally (Tesadüfen) İle İlgili Cümleler:

İncidentally, kelimesi İngilizce’de “tesadüfen” anlamına gelir. Aşağıda, İncidentally kelimesinin kullanımını gösteren 20 örnek cümle ve Türkçe çevirisi yer almaktadır:

  1. Incidentally, I heard your favorite band is coming to town. (Tesadüfen, en sevdiğin grup şehre geliyormuş.)

  2. I bumped into my old friend at the store incidentally. (Tesadüfen mağazada eski arkadaşımla karşılaştım.)

  3. Incidentally, have you tried the new Italian restaurant downtown? (Tesadüfen, şehir merkezindeki yeni İtalyan restoranını denedin mi?)

  4. I’m not sure what happened to that missing document, but incidentally, have you seen it anywhere? (Kayıp belgenin ne olduğundan emin değilim, ama tesadüfen herhangi bir yerde gördün mü?)

  5. Incidentally, I’m thinking of taking a vacation next month. (Tesadüfen, gelecek ay tatil yapmayı düşünüyorum.)

  6. I’m not really a fan of basketball, but incidentally, did you see the game last night? (Basketbol fanatiği değilim ama tesadüfen dün geceki maçı izledin mi?)

  7. Incidentally, have you heard from our old boss lately? (Tesadüfen, son zamanlarda eski patronumuzdan haber aldın mı?)

  8. I was browsing the internet when incidentally, I came across an interesting article. (İnternette geziniyordum ki tesadüfen ilginç bir makaleye denk geldim.)

  9. Incidentally, I ran into your ex-girlfriend at the gym yesterday. (Tesadüfen, dün spor salonunda eski kız arkadaşınla karşılaştım.)

  10. The restaurant was closed, so incidentally, we ended up at a fast-food joint. (Restoran kapalıydı, o yüzden tesadüfen hızlı yemek yapan bir yerde bulduk kendimizi.)

  11. I was trying to find my keys when incidentally, I found a $20 bill in my pocket. (Anahtarlarımı ararken tesadüfen cebimde 20 dolarlık bir banknot buldum.)

  12. Incidentally, do you know if the library is open today? (Tesadüfen, kütüphanenin bugün açık olup olmadığını biliyor musun?)

  13. I was looking for a good book to read, and incidentally, I

came across a recommendation from a friend. (İyi bir kitap arıyordum ve tesadüfen bir arkadaşın önerisine rastladım.)

  1. Incidentally, I heard that the company is going through some major changes. (Tesadüfen, şirketin önemli değişikliklerden geçtiğini duydum.)

  2. I was walking through the park when incidentally, I saw a couple getting engaged. (Parkta yürürken tesadüfen bir çiftin nişanlandığını gördüm.)

  3. Incidentally, did you know that the hotel offers a complimentary breakfast? (Tesadüfen, otelin ücretsiz kahvaltı sunduğunu biliyor muydun?)

  4. I was at the grocery store when incidentally, I ran into my neighbor. (Marketteyken tesadüfen komşumla karşılaştım.)

  5. Incidentally, I just finished reading a really good book. (Tesadüfen, gerçekten iyi bir kitap okudum.)

  6. I was waiting in line at the post office when incidentally, I saw an old friend from college. (Postanede sıra beklerken tesadüfen üniversiteden eski bir arkadaşımı gördüm.)

  7. Incidentally, I heard that the museum is offering free admission this weekend. (Tesadüfen, müzenin bu hafta sonu ücretsiz giriş sağladığını duydum.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.