Hit Hard İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Hit Hard İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Hit Hard

Hit hard Türkçe anlamıyla “sert vurmak” anlamına gelir. Bu ifade, fiziksel bir darbe veya metaforik bir darbe verirken kullanılabilir.

Örnek Cümleler:

  1. The boxer hit hard and knocked his opponent out. (Bokör sert vurdu ve rakibini nakavt etti.)
  2. The hammer hit hard on the nail. (Çekiç çivinin üzerine sert vurdu.)
  3. The storm hit hard and destroyed many buildings. (Fırtına sert vurdu ve birçok binayı yıktı.)
  4. The news of her father’s death hit her hard. (Babasının ölüm haberleri onu çok etkiledi.)
  5. The economic crisis hit the country hard. (Ekonomik kriz ülkeye sert bir darbe vurdu.)
  6. The football player hit the ball hard and scored a goal. (Futbolcu topa sert vurdu ve gol attı.)
  7. The teacher hit hard on the importance of studying. (Öğretmen, çalışmanın önemine sert bir şekilde vurgu yaptı.)
  8. The car hit the wall hard and was badly damaged. (Araba duvara sert çarptı ve kötü şekilde hasar gördü.)
  9. The news of the layoffs hit the employees hard. (İşten çıkarmaların haberleri çalışanları sert bir şekilde etkiledi.)
  10. The stock market crash hit investors hard. (Hisse senedi piyasasının çöküşü yatırımcıları sert bir şekilde etkiledi.)
  11. The loss of the championship hit the team hard. (Şampiyonluğun kaybedilmesi takımı sert bir şekilde etkiledi.)
  12. The company’s bankruptcy hit the employees hard. (Şirketin iflası çalışanları sert bir şekilde etkiledi.)
  13. The cancer diagnosis hit the patient hard. (Kanser teşhisi hastayı sert bir şekilde etkiledi.)
  14. The breakup hit him hard and he was depressed for months. (Ayrılık onu sert bir şekilde etkiledi ve aylar boyunca depresyonda kaldı.)
  15. The teacher hit the table hard to get the students’ attention. (Öğretmen, öğrencilerin dikkatini çekmek için masaya sert bir şekilde vurdu.)
  16. The earthquake hit the city hard and many people were left homeless. (Deprem şehre sert bir şekilde vurdu ve birçok insan evsiz kaldı.)
  17. The defeat in the election hit the politician hard. (Seçimdeki yenilgi politikacıyı sert bir şekilde etkiledi.)
  18. The death of his dog hit him hard and he cried for days. (Köpeğinin ölümü onu sert bir şekilde etkiledi ve günlerce ağladı.)
  19. The rejection hit her hard and she lost confidence. (Reddedilmesi onu sert bir şekilde etkiledi ve özgüvenini kaybetti.)
  20. The missed opportunity hit him hard and he regretted it for years. (Ka

yıp edilen fırsat onu sert bir şekilde etkiledi ve yıllarca pişmanlık duydu.)

Not: Sadece cümle içinde kullanımı için örnekler verdim, bazı örnekler metaforik anlamlar içerebilir.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.