Gurgle İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Gurgle İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Gurgle

Gurgle, “guruldamak” anlamına gelir. Sıvı veya gazın yavaş yavaş hareket etmesi sonucunda oluşan bir sesi ifade eder.

Örnek cümleler:

  1. The water gurgled as it went down the drain. (Su lavaboya akarken gurulduyordu.)
  2. She could hear her stomach gurgling from hunger. (Açlıktan karnının guruldadığını duyabiliyordu.)
  3. The coffee maker gurgled as it brewed the coffee. (Kahve makinesi kahveyi demlerken gurulduyordu.)
  4. The baby gurgled happily as she played with her toys. (Bebek oyuncaklarıyla oynarken mutlu bir şekilde gurulduyordu.)
  5. The river gurgled as it flowed through the rocks. (Nehir kayaların arasından akarken gurulduyordu.)
  6. The wind gurgled through the trees. (Rüzgar ağaçların arasından guruldayarak geçti.)
  7. The soda gurgled as it poured into the glass. (Soda bardağa doldurulurken gurulduyordu.)
  8. The drain gurgled as the plumber worked on it. (Tesisatçı çalışırken lavabo gurulduyordu.)
  9. The fish gurgled as it swam in the aquarium. (Balık akvaryumda yüzerken gurulduyordu.)
  10. The kettle gurgled as it boiled the water. (Su kaynatırken çaydanlık gurulduyordu.)
  11. The monster in the horror movie gurgled as it chased the protagonist. (Korku filminde canavar, kahramanın peşindeyken gurulduyordu.)
  12. The dragon in the fairy tale gurgled as it breathed fire. (Peri masalında ejderha, ateş nefeslerken gurulduyordu.)
  13. The engine gurgled as the car drove through the rain. (Araba yağmurda giderken motor gurulduyordu.)
  14. The tea gurgled as she poured it into the cup. (Bardaktaki çaya dökerken gurulduyordu.)
  15. The sink gurgled as she brushed her teeth. (Dişlerini fırçalarken lavabo gurulduyordu.)
  16. The bottle gurgled as he opened it. (Açarken şişe gurulduyordu.)
  17. The creek gurgled as it flowed through the forest. (Derin ormanın içinden akan dere gurulduyordu.)
  18. The swamp gurgled as the creatures living in it moved around. (Yaşayan yaratıklar hareket ettikçe bataklık gurulduyordu.)
  19. The hot spring gurgled as steam rose from it. (Sıcak su kaynağından buhar yükselirken gurulduyordu.)
  20. The thunder gurgled in the distance as a storm approached. (Fırtına yaklaşırken uzaklarda gö

k gurulduyor.)

Note: As an AI language model, I don’t have access to visual formatting tools like HTML tags, but I can provide the sentences with different colors or bold text. Please let me know if you need further assistance!

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.