Give Heed İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Give Heed İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Heed Nedir?


Heed, dikkat etmek, önem vermek veya uyarmak anlamlarına gelen bir fiildir.

Örnek Cümleler:


1. Heed my advice, and you’ll avoid trouble. (Tavsiyeme dikkat et ve sorunlardan kaçınacaksın.)
2. You should heed the warning signs and evacuate the building immediately. (Uyarı işaretlerine dikkat etmeli ve hemen binayı tahliye etmelisiniz.)
3. Please heed my words of caution and take necessary safety measures. (Lütfen benim uyarı sözlerime dikkat edin ve gerekli güvenlik önlemlerini alın.)
4. The company failed to heed customer complaints, and as a result, sales declined rapidly. (Şirket müşteri şikayetlerine dikkat etmedi ve sonuç olarak satışlar hızla düştü.)
5. You need to heed your doctor’s advice if you want to recover quickly. (Hızlı bir şekilde iyileşmek istiyorsanız, doktorunuzun tavsiyelerine dikkat etmeniz gerekiyor.)
6. He failed to heed the stop sign and caused a serious accident. (Dur işaretine dikkat etmedi ve ciddi bir kaza meydana getirdi.)
7. The government must heed the demands of the protesters and take immediate action. (Hükümet, protestocuların taleplerine dikkat etmeli ve hemen harekete geçmelidir.)
8. It’s important to heed the signs of a heart attack and seek medical help immediately. (Kalp krizi belirtilerine dikkat etmek ve hemen tıbbi yardım almak önemlidir.)
9. I heeded my father’s advice and pursued a career in medicine. (Babamın tavsiyelerine dikkat ettim ve tıp alanında bir kariyer izledim.)
10. You should heed the weather forecast and take necessary precautions before going on

  1. The coach warned the players to heed their opponents’ defensive strategy. (Antrenör, oyuncuları rakiplerinin savunma stratejisine dikkat etmeleri konusunda uyardı.)
  2. The company failed to heed market trends and suffered losses as a result. (Şirket, piyasa trendlerine dikkat etmedi ve sonuç olarak zarar etti.)
  3. It’s important to heed the signs of a stroke and seek emergency medical attention. (Felç belirtilerine dikkat etmek ve acil tıbbi yardım almak önemlidir.)
  4. The driver failed to heed the speed limit and received a hefty fine. (Sürücü, hız sınırına dikkat etmedi ve ağır bir ceza aldı.)
  5. The teacher advised the students to heed their classmates’ opinions during group discussions. (Öğretmen, öğrencilere grup tartışmaları sırasında sınıf arkadaşlarının görüşlerine dikkat etmelerini önerdi.)
  6. The hiker heeded the warning signs and avoided a dangerous trail. (Doğa yürüyüşçüsü uyarı işaretlerine dikkat etti ve tehlikeli bir rotadan kaçındı.)
  7. The politician failed to heed the concerns of the public and lost the election. (Politikacı, halkın endişelerine dikkat etmedi ve seçimi kaybetti.)
  8. The business owner heeded the advice of his accountant and made significant savings. (İş sahibi muhasebecisinin tavsiyelerine dikkat etti ve önemli tasarruf sağladı.)
  9. The athlete heeded the coach’s instructions and won the game. (Sporcu, antrenörün talimatlarına dikkat etti ve oyunu kazandı.)
  10. The company needs to heed the feedback of its customers and improve its products and services accordingly. (Şirket, müşterilerinin geri bildirimlerine

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.