Flicker İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Flicker İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Flicker

Flicker, bir ışığın hızlıca açılıp kapanması anlamına gelir. Bu kelime, film endüstrisinde de kullanılır ve bir film karesinin bir sonraki kareye geçişindeki ani değişimler için kullanılır.

Örnek cümleler:

  1. The flicker of the candle flame caught my attention. (Mum alevinin ışıltısı dikkatimi çekti.)
  2. The fluorescent light in the room had an annoying flicker. (Odadaki floresan ışık rahatsız edici bir titreme yapıyordu.)
  3. The old movie projector had a distinct flicker as it played the film. (Eski film projektörü, filmi oynattığı sırada belirgin bir titreme yapardı.)
  4. The television screen had a flicker that made it difficult to watch. (Televizyon ekranı, izlemeyi zorlaştıran bir titreme yapıyordu.)
  5. The strobe light created a flicker effect on the dance floor. (Strobo ışık, dans pistinde bir titreme efekti yarattı.)
  6. The fireflies flickered in the night sky. (Böcekler gece gökyüzünde ışıldıyordu.)
  7. The streetlight flickered on and off during the storm. (Fırtına sırasında sokak lambası sürekli açılıp kapanıyordu.)
  8. The neon sign flickered in the dark alleyway. (Neon işareti karanlık ara sokakta titriyordu.)
  9. The light from the lighthouse flickered across the ocean waves. (Fenerden gelen ışık, okyanus dalgaları üzerinde titriyordu.)
  10. The campfire flickered as the wood burned down to embers. (Kamp ateşi, odunlar köz haline geldikçe titriyordu.)
  11. The candles flickered on the dining table, creating a cozy atmosphere. (Yemek masasındaki mumlar, sıcak bir atmosfer yaratarak titriyordu.)
  12. The lightning flickered in the distance, warning of an approaching storm. (Uzakta şimşekler çakarak yaklaşan bir fırtınayı haber veriyordu.)
  13. The old street lamp flickered before finally going out. (Eski sokak lambası titredi ve sonunda söndü.)
  14. The monitor flickered as the computer struggled to keep up with the demand. (Bilgisayar talebi karşılamakta zorlandığında monitör titredi.)
  15. The fireworks flickered and sparkled in the night sky. (Havai fişekler, gece gökyüzünde titreyip parıldadı.)
  16. The car’s headlights flickered before finally going out completely. (Arabanın farları titredi ve sonunda tamamen söndü.)
  17. The disco ball flickered as it spun around above the dance floor. (Disko topu, dans pistinin üzerinde dönerken titriyordu.)
  18. The sun’s rays flickered through the leaves of the trees. (Güneş ışınları, ağaç yaprakları arasından titreyerek geçiy
  1. The fire in the fireplace flickered as the logs crackled and popped. (Şöminedeki ateş, odunların çatırdaması ve patlamasıyla titredi.)
  2. The camera captured the flicker of the hummingbird’s wings in slow motion. (Kamera, örümcek kuşunun kanatlarının yavaş hareketli titremesini yakaladı.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.