Fireside İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Fireside İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Fireside

Fireside, “şömine yanında” veya “ateş başında” anlamına gelir.

  1. As the snow fell outside, we gathered around the fireside to stay warm.
    (İngilizce: As the snow fell outside, we gathered around the fireside to stay warm. Türkçe: Dışarıda kar yağarken, sıcak kalmak için şömine başında toplandık.)

  2. There’s nothing quite like sitting by the fireside on a cold winter evening.
    (İngilizce: There’s nothing quite like sitting by the fireside on a cold winter evening. Türkçe: Soğuk bir kış akşamı şömine başında oturmanın tadı başka hiçbir şeyde yok.)

  3. The fireside chat was a popular form of communication during Franklin D. Roosevelt’s presidency.
    (İngilizce: The fireside chat was a popular form of communication during Franklin D. Roosevelt’s presidency. Türkçe: Franklin D. Roosevelt’in başkanlığı sırasında, şömine başında sohbet popüler bir iletişim şekliydi.)

  4. I love the sound of the crackling fire in the fireside.
    (İngilizce: I love the sound of the crackling fire in the fireside. Türkçe: Şöminedeki çıtırtıların sesini seviyorum.)

  5. The family gathered around the fireside to share stories and memories.
    (İngilizce: The family gathered around the fireside to share stories and memories. Türkçe: Aile, hikayeler ve anıları paylaşmak için şömine başında toplandı.)

  6. The fireside provided a warm and cozy atmosphere in the cabin.
    (İngilizce: The fireside provided a warm and cozy atmosphere in the cabin. Türkçe: Şömine, kabinde sıcak ve rahat bir atmosfer sağladı.)

  7. The cat curled up by the fireside and fell asleep.
    (İngilizce: The cat curled up by the fireside and fell asleep. Türkçe: Kedi şömine başına kıvrıldı ve uyuyakaldı.)

  8. A cup of hot chocolate is the perfect complement to a night by the fireside.
    (İngilizce: A cup of hot chocolate is the perfect complement to a night by the fireside. Türkçe: Şömine başında geçirilen bir gece için sıcak çikolata tamamlayıcıdır.)

  9. The fireside provided a source of light in the dark room.
    (İngilizce: The fireside provided a source of light in the dark room. Türkçe: Şömine, karanlık odada bir ışık kaynağı sağladı.)

  10. After a long day of hiking, we enjoyed a relaxing evening by the fireside.
    (İngilizce: After a long day of hiking, we enjoyed a relaxing evening by the fireside. Türkçe: Uzun bir

yürüyüşün ardından, şömine başında rahatlatıcı bir akşam geçirdik.)

  1. The smell of burning wood filled the room as we sat by the fireside.
    (İngilizce: The smell of burning wood filled the room as we sat by the fireside. Türkçe: Şömine başında otururken, odanın içine yanık odun kokusu yayıldı.)

  2. The fireside was the perfect spot to read a book on a lazy Sunday afternoon.
    (İngilizce: The fireside was the perfect spot to read a book on a lazy Sunday afternoon. Türkçe: Tembel bir pazar öğleden sonra kitap okumak için şömine başı mükemmel bir yerdi.)

  3. The children roasted marshmallows by the fireside and made s’mores.
    (İngilizce: The children roasted marshmallows by the fireside and made s’mores. Türkçe: Çocuklar şömine başında marshmallow kavurdular ve s’mores yaptılar.)

  4. The old man spent his evenings sitting by the fireside, lost in thought.
    (İngilizce: The old man spent his evenings sitting by the fireside, lost in thought. Türkçe: Yaşlı adam akşamlarını şömine başında, düşüncelere dalmış olarak geçirirdi.)

  5. The fireside was the focal point of the room, drawing everyone’s attention.
    (İngilizce: The fireside was the focal point of the room, drawing everyone’s attention. Türkçe: Şömine odanın odak noktasıydı, herkesin dikkatini çekiyordu.)

  6. The warmth of the fireside was comforting on a chilly autumn night.
    (İngilizce: The warmth of the fireside was comforting on a chilly autumn night. Türkçe: Serin bir sonbahar akşamında şöminenin sıcaklığı rahatlatıcıydı.)

  7. The sound of the fire crackling in the fireside was soothing and peaceful.
    (İngilizce: The sound of the fire crackling in the fireside was soothing and peaceful. Türkçe: Şöminedeki ateşin çıtırtı sesi sakinleştirici ve huzur vericiydi.)

  8. The fireside provided a cozy ambiance for our romantic evening.
    (İngilizce: The fireside provided a cozy ambiance for our romantic evening. Türkçe: Şömine, romantik bir akşam için sıcak bir ambiyans sağladı.)

  9. The family dog loved to curl up by the fireside and nap.
    (İngilizce: The family dog loved to curl up by the fireside and nap. Türkçe: Aile köpeği, şömine başına kıvrılmayı ve uyumayı sevdi.)

  10. We spent our vacation in a cabin with a cozy fireside to keep us warm.
    (İngilizce: We spent our vacation in a cabin

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.