Emission İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Emission İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Emission (Emisyon) Nedir?


Emission, yayılma, çıkış, yayınlama anlamlarına gelen bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle çevre kirliliği, atmosferik emisyonlar, gaz emisyonları gibi konularda sıklıkla kullanılmaktadır.

Örnek cümleler:

  1. The factory’s emission levels were found to be dangerously high. (Fabrikanın emisyon seviyeleri tehlikeli derecede yüksek bulundu.)
  2. The government has implemented new regulations to reduce carbon emissions. (Hükümet, karbon emisyonlarını azaltmak için yeni düzenlemeler uyguladı.)
  3. The car’s emission control system needs to be fixed. (Arabanın emisyon kontrol sistemi tamir edilmeli.)
  4. The power plant’s emissions are affecting the air quality in the surrounding areas. (Enerji santralinin emisyonları çevre bölgelerdeki hava kalitesini etkiliyor.)
  5. The city council is discussing ways to decrease emissions from public transportation. (Şehir meclisi, toplu taşımadan kaynaklanan emisyonları azaltma yollarını tartışıyor.)
  6. The emission of greenhouse gases is a major contributor to global warming. (Seragazı emisyonları, küresel ısınmanın ana sebeplerinden biridir.)
  7. The company was fined for exceeding the allowed emission limits. (Şirket, izin verilen emisyon sınırlarını aşması nedeniyle cezalandırıldı.)
  8. The emission of pollutants from factories can have negative health effects on nearby residents. (Fabrikalardan yayılan kirleticiler, yakındaki sakinler üzerinde olumsuz sağlık etkileri yaratabilir.)
  9. The emissions from the airplane’s engines are harmful to the environment. (Uçağın motorlarından çıkan emisyonlar çevre için zararlıdır.)
  10. The government is providing incentives for businesses to reduce their emissions. (Hükümet, işletmelerin emisyonlarını azaltmaları için teşvikler sağlıyor.)
  11. The emission testing for the new car models showed promising results. (Yeni araba modelleri için yapılan emisyon testleri umut verici sonuçlar gösterdi.)
  12. The city has launched a campaign to promote emission-free transportation options. (Şehir, emisyonu olmayan taşıma seçeneklerini teşvik etmek için bir kampanya başlattı.)
  13. The power plant’s emissions are being closely monitored by environmental agencies. (Enerji santralinin emisyonları çevre kuruluşları tarafından yakından izleniyor.)
  14. The company’s emission reduction efforts have been recognized with an award. (Şirketin emisyon azaltma çabaları bir ödülle ödüllendirildi.)
  15. The high emissions from the coal-fired power plant are a major concern for the local community. (Kömür yakıtlı enerji santralinin yüksek emisyonları, yerel toplum için ciddi bir endiş
  1. The use of renewable energy sources can significantly reduce emissions. (Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı emisyonları önemli ölçüde azaltabilir.)
  2. The car manufacturer is developing new technologies to decrease emissions. (Araba üreticisi, emisyonları azaltmak için yeni teknolojiler geliştiriyor.)
  3. The emission of sulfur dioxide from power plants can cause acid rain. (Enerji santrallerinden çıkan kükürtdioksit emisyonları asit yağmurlarına neden olabilir.)
  4. The company is committed to reducing its carbon emissions by 50% within the next decade. (Şirket, önümüzdeki on yıl içinde karbon emisyonlarını %50 azaltmaya kararlıdır.)
  5. The government has set targets for emission reductions in order to combat climate change. (Hükümet, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için emisyon azaltımı hedefleri belirledi.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.