Emissary İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Emissary İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Emissary Nedir?


Emissary, bir kişinin veya bir ülkenin başka bir kişi veya ülkeye temsilci veya elçi göndermesi anlamına gelir. Bu temsilci veya elçi, genellikle diplomatik veya politik bir amaç için görevlendirilir.

Örnek Cümleler:


1. The emissary from the United States met with the Prime Minister of England. (Amerika Birleşik Devletleri’nin elçisi İngiltere Başbakanı ile görüştü.)
2. The king sent his emissary to negotiate a treaty with the neighboring kingdom. (Kral, komşu krallıkla bir anlaşma için elçisini gönderdi.)
3. The emissary from the United Nations arrived in the war-torn country to negotiate a ceasefire. (Birleşmiş Milletler’den elçi, savaşın yaşandığı ülkeye ateşkes müzakereleri için geldi.)
4. The Chinese emissary was greeted by a crowd of reporters at the airport. (Çinli elçi, havaalanında bir gazeteci kalabalığı tarafından karşılandı.)
5. The Native American tribe sent an emissary to discuss the terms of a peace treaty with the settlers. (Kızılderili kabilesi, barış antlaşması şartlarını görüşmek üzere bir elçi gönderdi.)
6. The emissary from the Vatican arrived in the Middle East to meet with religious leaders. (Vatikan’dan elçi, dini liderlerle görüşmek üzere Ortadoğu’ya geldi.)
7. The ambassador’s emissary delivered the message to the foreign minister. (Büyükelçinin elçisi, mesajı yabancı bakanlığa iletti.)
8. The emissary from the charity organization visited the refugee camp to distribute aid. (Hayır kurumu elçisi, yardım dağıtmak için mülteci kampını ziyaret etti.)
9. The emissary of the president met with the opposition party to discuss a compromise. (Başkanın elçisi, uzlaşmak için muhalefet partisiyle görüştü.)
10. The United Nations sent an emissary to investigate the human rights violations in the country. (Birleşmiş Milletler, insan hakları ihlallerini soruşturmak için bir elçi gönderdi.)
11. The emissary of the queen presented the gift to the foreign dignitary. (Kraliçenin elçisi, hediye sunumu için yabancı bir yetkiliye geldi.)
12. The tribal leader chose his most trusted emissary to negotiate with the neighboring tribe. (Kabile lideri, komşu kabileyle müzakere etmek için en güvendiği elçisini seçti.)
13. The emissary of the pharmaceutical company visited the hospital to discuss a new drug. (İlaç şirketinin elçisi, yeni bir ilaç hakkında konuşmak üzere hastaneyi ziyaret etti.)
14. The United States sent an emissary to North Korea to discuss denuclearization. (Amerika Birleşik Devletleri, nükleer silahsızland

ma konusunu görüşmek üzere Kuzey Kore’ye bir elçi gönderdi.)
15. The emissary from the environmental organization gave a speech at the United Nations Climate Summit. (Çevre örgütünün elçisi, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.)

  1. The king’s emissary brought a message of peace to the warring factions. (Kralın elçisi, savaşan taraflara barış mesajı getirdi.)
  2. The emissary from the trade union met with the company’s CEO to negotiate better working conditions. (Sendikanın elçisi, daha iyi çalışma koşulları için şirketin CEO’su ile görüştü.)
  3. The United Nations sent an emissary to investigate the allegations of genocide in the region. (Birleşmiş Milletler, bölgedeki soykırım iddialarını araştırmak için bir elçi gönderdi.)
  4. The emissary of the United Arab Emirates arrived in Washington D.C. to discuss trade relations with the United States. (Birleşik Arap Emirlikleri’nin elçisi, ticari ilişkileri görüşmek üzere Washington D.C.’ye geldi.)
  5. The emissary from the charity organization visited the orphanage to deliver supplies and gifts. (Hayır kurumunun elçisi, malzemeler ve hediyeler teslim etmek için yetimhaneyi ziyaret etti.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.