Denigrate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Denigrate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Denigrate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Denigrate kelimesi, bir kişiyi veya bir şeyi itibarsızlaştırmak, küçük düşürmek anlamına gelir.

Örnek cümleler:

  1. She denigrated her ex-boyfriend to all her friends. (Eski erkek arkadaşını tüm arkadaşlarına kötüledi.)
  2. The politician denigrated his opponent during the debate. (Politikacı tartışma sırasında rakibini aşağıladı.)
  3. The coach denigrated the team’s effort after the loss. (Antrenör mağlubiyet sonrası takımın çabasını küçümsedi.)
  4. The company denigrated the value of its competitor’s product. (Şirket rakibinin ürününün değerini azalttı.)
  5. It’s not right to denigrate someone’s hard work. (Birinin zor çalışmasını küçümsemek doğru değil.)
  6. She denigrated the restaurant’s service after waiting for an hour for her food. (Yemeğini beklerken bir saat geçirdikten sonra restoranın hizmetini kötüledi.)
  7. His comments were seen as an attempt to denigrate the other team’s achievements. (Yorumları, diğer takımın başarılarını küçültmeye yönelik bir girişim olarak görüldü.)
  8. The article denigrated the author’s credibility. (Makale yazarın güvenilirliğini düşürdü.)
  9. The professor denigrated the student’s intelligence in front of the whole class. (Profesör öğrencinin zekasını bütün sınıfın önünde küçümsedi.)
  10. It’s unfair to denigrate someone’s appearance. (Birinin görünüşünü küçümsemek adil değil.)
  11. He denigrated her achievements by saying she only got the job because of her looks. (Sadece görünüşü nedeniyle işi aldığını söyleyerek onun başarılarını küçümsedi.)
  12. The boss denigrated his employee’s work in front of the entire office. (Patron tüm ofisin önünde çalışanının işini küçümsedi.)
  13. Her remarks were seen as an attempt to denigrate the other team’s efforts. (Yorumları, diğer takımın çabalarını küçültmeye yönelik bir girişim olarak görüldü.)
  14. The media denigrated the celebrity’s personal life. (Medya ünlünün kişisel hayatını aşağıladı.)
  15. It’s not appropriate to denigrate someone’s culture. (Birinin kültürünü küçümsemek uygun değil.)
  16. The article denigrated the importance of mental health. (Makale, zihinsel sağlığın önemini düşürdü.)
  17. The critic denigrated the film without giving any constructive criticism. (Eleştirmen yapıcı eleştiride bulunmadan filmi küçümsedi.)
  18. His constant denigration of his co-workers created a toxic work environment. (Sürekli mesai arkadaşlarını aş

ındıran davranışları, toksik bir çalışma ortamına sebep oldu.)
19. It’s important to celebrate diversity, not denigrate it. (Çeşitliliği kutlamak, küçümsemek yerine önemlidir.)

  1. The article denigrated the efforts of the volunteers who worked tirelessly to help others. (Makale, başkalarına yardım etmek için özveriyle çalışan gönüllülerin çabalarını küçümsedi.)

(Türkçe karşılıklar eğik yazılmıştır.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.