Degenerate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Degenerate İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Degenerate Nedir?


Degenerate, “aşağılama”, “yozlaşmış” ve “bozulmuş” anlamlarına gelir. Bu kelime, bir şeyin kalitesinin veya karakterinin düşüşüne işaret eder.

  1. His degenerate behavior caused him to lose his job.
    (Onun aşağılık davranışları işini kaybetmesine neden oldu.)

  2. The city had become a degenerate place due to high crime rates.
    (Yüksek suç oranları nedeniyle şehir yozlaşmış bir yer haline gelmişti.)

  3. I refuse to associate with such a degenerate person.
    (Böyle yozlaşmış biriyle ilişki kurmayı reddediyorum.)

  4. The movie portrayed the degenerate lifestyle of the main character.
    (Film, ana karakterin yozlaşmış yaşam tarzını tasvir etti.)

  5. The degenerate state of the building made it unsafe to live in.
    (Binanın yozlaşmış durumu, içinde yaşamak için güvensiz hale getirdi.)

  6. His degenerate attitude towards women was unacceptable.
    (Kadınlara karşı yozlaşmış tutumu kabul edilemezdi.)

  7. The degenerate art movement was controversial in its time.
    (Yozlaşmış sanat hareketi zamanında tartışmalıydı.)

  8. The degenerate language he used in public was offensive.
    (Kamuoyunda kullandığı yozlaşmış dil, rahatsız ediciydi.)

  9. She was disgusted by the degenerate behavior of her ex-boyfriend.
    (Eski erkek arkadaşının yozlaşmış davranışlarından iğrendi.)

  10. The degenerate state of the environment was a concern for the entire community.
    (Çevrenin yozlaşmış durumu, tüm toplum için endişe vericiydi.)

  11. The novel explored the degenerate nature of humanity.
    (Roman, insanlığın yozlaşmış doğasını keşfetti.)

  12. The degenerate quality of the product was reflected in its low price.
    (Ürünün yozlaşmış kalitesi, düşük fiyatına yansıdı.)

  13. His degenerate habits led to his early demise.
    (Yozlaşmış alışkanlıkları, erken ölümüne neden oldu.)

  14. The degenerate state of the economy was a major concern for the government.
    (Ekonomik yozlaşmış durum, hükümet için büyük bir endişeydi.)

  15. The degenerate values of modern society were criticized by traditionalists.
    (Çağdaş toplumun yozlaşmış değerleri, gelenekselciler tarafından eleştirildi.)

  16. The degenerate culture of the entertainment industry was exposed in the documentary.
    (Eğlence endüstrisinin yozlaşmış kültürü, belgeselde açığa çıkarıldı.)

  17. His degenerate sense of humor offended many people.
    (Yozlaşmış mizah anlayışı, birçok insanı rahatsız etti.)

  1. The degenerate condition of the patient required immediate medical attention.
    (Hastanın yozlaşmış durumu, acil tıbbi müdahale gerektirdi.)

  2. The degenerate state of the education system was a topic of debate among educators.
    (Eğitim sisteminin yozlaşmış durumu, eğitimciler arasında tartışma konusu oldu.)

  3. The degenerate behavior of the politician was exposed by the media.
    (Politikacının yozlaşmış davranışları, medya tarafından ortaya çıkarıldı.)

(Türkçe Karşılıklar)

  1. Onun aşağılık davranışları işini kaybetmesine neden oldu.
  2. Yüksek suç oranları nedeniyle şehir yozlaşmış bir yer haline gelmişti.
  3. Böyle yozlaşmış biriyle ilişki kurmayı reddediyorum.
  4. Film, ana karakterin yozlaşmış yaşam tarzını tasvir etti.
  5. Binanın yozlaşmış durumu, içinde yaşamak için güvensiz hale getirdi.
  6. Kadınlara karşı yozlaşmış tutumu kabul edilemezdi.
  7. Yozlaşmış sanat hareketi zamanında tartışmalıydı.
  8. Kamuoyunda kullandığı yozlaşmış dil, rahatsız ediciydi.
  9. Eski erkek arkadaşının yozlaşmış davranışlarından iğrendi.
  10. Çevrenin yozlaşmış durumu, tüm toplum için endişe vericiydi.
  11. Roman, insanlığın yozlaşmış doğasını keşfetti.
  12. Ürünün yozlaşmış kalitesi, düşük fiyatına yansıdı.
  13. Yozlaşmış alışkanlıkları, erken ölümüne neden oldu.
  14. Ekonomik yozlaşmış durum, hükümet için büyük bir endişeydi.
  15. Çağdaş toplumun yozlaşmış değerleri, gelenekselciler tarafından eleştirildi.
  16. Eğlence endüstrisinin yozlaşmış kültürü, belgeselde açığa çıkarıldı.
  17. Yozlaşmış mizah anlayışı, birçok insanı rahatsız etti.
  18. Hastanın yozlaşmış durumu, acil tıbbi müdahale gerektirdi.
  19. Eğitim sisteminin yozlaşmış durumu, eğitimciler arasında tartışma konusu oldu.
  20. Politikacının yozlaşmış davranışları, medya tarafından ortaya çıkarıldı.

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.