Cruel İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Cruel İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Cruel (Zalim)

Cruel kelimesi Türkçede “zalim” anlamına gelir. Zalim insanlar, hayvanlara veya doğaya karşı acımasızlık ve kötü davranışlar sergileyen kişiler için kullanılır.

  1. He was a cruel ruler who tortured his subjects for pleasure. (O, zevk için halkını işkenceyle cezalandıran zalim bir yöneticiydi.)
  2. The hunter was cruel to the animals he hunted. (Avcı, avladığı hayvanlara karşı zalimdi.)
  3. It was cruel of her to leave him alone in his time of need. (Onun yardıma ihtiyacı olduğu zaman onu yalnız bırakması zalimceydi.)
  4. The movie depicted the cruel realities of war. (Film, savaşın zalim gerçeklerini gösterdi.)
  5. The cruel teacher punished the students for no reason. (Zalim öğretmen öğrencileri sebepsiz yere cezalandırdı.)
  6. She had a cruel sense of humor and often made fun of others. (O, zalim bir espri anlayışına sahipti ve sık sık başkalarıyla alay etti.)
  7. The cruel treatment of prisoners was widely condemned by human rights groups. (Mahkumların zalimce muamelesi, insan hakları grupları tarafından geniş çapta kınandı.)
  8. The cruel weather conditions made it difficult for the refugees to survive. (Zalim hava koşulları mültecilerin hayatta kalmasını zorlaştırdı.)
  9. The bully was cruel to his classmates, often taunting and physically hurting them. (Zorba sınıf arkadaşlarına zalimce davranıyor, onları sık sık alay ediyor ve fiziksel olarak incitiyordu.)
  10. It was cruel of the company to lay off so many employees without warning. (Şirketin hiç uyarı yapmadan bu kadar çok çalışanı işten çıkarması zalimceydi.)
  11. The villagers were subjected to cruel and inhumane treatment by the occupying army. (Köylüler işgalci ordu tarafından zalim ve insanlık dışı muameleye maruz kaldılar.)
  12. The cruel reality of poverty was evident in the homeless man’s appearance. (Yoksulluğun zalim gerçekliği, evsiz adamın görünümünde açıkça ortaya çıktı.)
  13. The dictator’s regime was known for its cruel and oppressive tactics. (Diktatörün rejimi, zalim ve baskıcı taktikleriyle tanınıyordu.)
  14. The cruel sports coach pushed his athletes to the point of exhaustion. (Zalim spor antrenörü sporcularını tükenme noktasına kadar zorluyordu.)
  15. The slave owner was notorious for his cruel treatment of his slaves. (Köle sahibi kölelerine karşı zalimce davranışlarıyla kötü şöhretliydi.)
  16. The victim’s family was outraged by the cruel and senseless murder. (Kurbanın ailesi, zalim ve anlamsız cinayetten dolayı

çok öfkelendi.)
17. The experiment involved cruel and unethical treatment of animals. (Deney hayvanlarına karşı zalim ve etik olmayan muamele içeriyordu.)

  1. The novel explored the cruel realities of slavery in the 19th century. (Roman, 19. yüzyılda köleliğin zalim gerçeklerini araştırdı.)
  2. The abusive partner’s cruel behavior took a toll on the victim’s mental health. (Kötüye kullanan partnerin zalim davranışları kurbanın zihinsel sağlığına zarar verdi.)
  3. The survivors of the natural disaster faced cruel conditions without access to food, water, or shelter. (Doğal afetin hayatta kalanları yiyecek, su veya barınak erişimi olmadan zalim koşullarla karşı karşıya kaldılar.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.