Cockteaser İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Cockteaser İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Cockteaser İle İlgili İngilizce Cümle Örnekleri ve Türkçe Anlamları

Cockteaser kelimesi cinsel olarak uyarıcı davranışlarda bulunarak, amaçsızca erkekleri tahrik eden kadınları tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı bir terimdir.

  1. She’s always flirting with guys but never follows through – what a cockteaser! (O her zaman erkeklerle flört ediyor ama hiçbir zaman ilerlemiyor – ne bir erkeği kışkırtıcı bir kadın!)
  2. I don’t want to be labeled a cockteaser just because I’m friendly with men. (Ben sadece erkeklerle samimi olduğum için kışkırtıcı bir kadın olarak etiketlenmek istemiyorum.)
  3. She was accused of being a cockteaser just because she wore a short skirt. (O, kısa etek giydiği için bir kışkırtıcı olarak suçlandı.)
  4. Her behavior was so provocative that some called her a cockteaser. (Davranışları o kadar kışkırtıcıydı ki bazıları onu bir kışkırtıcı olarak adlandırdı.)
  5. He was annoyed by the cockteaser who kept leading him on. (O, onu sürekli yönlendiren kışkırtıcı kadından rahatsız oldu.)
  6. Some people mistake being friendly with being a cockteaser. (Bazı insanlar arkadaş canlısı olmayı bir kışkırtıcı olarak yanlış anlarlar.)
  7. She’s not a cockteaser – she’s just naturally flirty. (O bir kışkırtıcı değil – o doğal olarak flört eder.)
  8. Don’t be a cockteaser – it’s not fair to lead people on. (Bir kışkırtıcı olma – insanları yönlendirmek adil değil.)
  9. He accused her of being a cockteaser because she wouldn’t sleep with him. (O, onunla yatmadığı için onu bir kışkırtıcı olarak suçladı.)
  10. I hate it when guys assume I’m a cockteaser just because I’m wearing a tight dress. (Dar bir elbise giydiğim için erkeklerin beni bir kışkırtıcı olarak varsayması hoşuma gitmez.)
  11. Being called a cockteaser is insulting and degrading. (Bir kışkırtıcı olarak adlandırılmak aşağılayıcı ve küçültücüdür.)
  12. Just because she’s dressed provocatively doesn’t make her a cockteaser. (O kışkırtıcı bir şekilde giyinmiş olsa bile, o bir kışkırtıcı değil.)
  13. I don’t think she’s intentionally being a cockteaser – she’s just clueless. (Onun kasıtlı olarak bir kışkırtıcı olmadığını düşünüyorum – o sadece anlayışsız.)
  14. It’s not okay to call someone a cockteaser just because they’re not interested in you. (Sana ilgi duymadığı için birini bir kışkırtıcı olarak

adlandırmak doğru değil.)
15. Some people enjoy being a cockteaser because it gives them a sense of power. (Bazı insanlar kışkırtıcı olmaktan hoşlanırlar çünkü onlara bir güç hissi verir.)

  1. She didn’t mean to come across as a cockteaser, she’s just naturally flirty. (O, bir kışkırtıcı gibi görünmek istemedi, o doğal olarak flört eder.)
  2. The term “cockteaser” is outdated and sexist. (“Kışkırtıcı” terimi modası geçmiş ve cinsiyetçidir.)
  3. Just because someone is a cockteaser doesn’t mean they owe you anything. (Birinin kışkırtıcı olması, size bir şey borçlu oldukları anlamına gelmez.)
  4. It’s important to remember that being a cockteaser is not an invitation for sexual advances. (Kışkırtıcı olmak, cinsel ilerlemeler için bir davet değildir.)
  5. He accused her of being a cockteaser because he couldn’t handle rejection. (O, reddedilmeyi kabul edemediği için onu bir kışkırtıcı olarak suçladı.)

(Bu örnek cümlelerde “cockteaser” kelimesinin kullanımı aşağılayıcı bir şekilde olduğu için kullanımı tavsiye edilmez.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.