Web sitemize hoşgeldiniz, 13 Mayıs 2021

Bitlis’te Beş Minare Türküsünün Hikayesi

Aşağıda Bitlis’te beş minare türküsünün hikayesi kısaca olarak ele alacağız.

Savaş yıllarının akabinde Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan işgal girişimlerin başında Ruslar gelmekteydi. Ruslara karşı koyan bölge halkı cephelere koşmuştur. Ayrıca şehirlerden göç edenler de olmuştur. Bu nedenle kimsesiz kalan şehirlerden biri de Bitlis olmuştur.

Ruslar Bitlis’e girip şehri viran hale getirmişlerdir. Savaş sonrasında düşmanların vatan toprağından atılmasının ardından Bitlis’e dönüşler başlamıştır. Bitlis’e gelen bir aile de şehrin son durumunu görünce çok üzülmüşlerdir.

Bir baba oğlunu şehrin son durumuna bakması için göndermiştir. Oğlu sadece beş minare kaldığını söyleyince babası çok içlenmiştir. Ağıt yakmaya başlamıştır. Böylece Bitlis’te beş minare türküsünün hikayesi oluşmuştur. Bir düşman işgalini anlatan ve vatan topraklarının önemini ortaya koyan bir türkü olarak günümüzde de sıkça söylenmekte ve herkes tarafından bilinmektedir.

Bitlis’te beş minare türküsünün sözleri şu şekildedir:

Bitlis’te beş minare
Beri gel oğlan beri gel
Yüreğim dolu yare
Beri gel oğlan beri gel

isterem yanen gelem
Beri gel oğlan beri gel
Cebimde yok on pare
Beri gel oğlan beri gel

Tüfengim dolu saçma
Beri gel oğlan beri gel
Vururum benden kaçma
Beri gel oğlan beri gel

Doksan dokuz yarem var
Beri gel oğlan beri gel
Bir yare de sen açma
Beri gel oğlan beri gel

Bitlis’te Beş Minare Türküsünün Hikayesi Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. Güler ekmen dedi ki:

    Bu hikâyenin gercegı ana-oguldur..baba neden oglunu göndersinki..

  2. Anonim dedi ki:

    Bu hikayeyi gercek anlamıyla ana-ogul diye biliyorum.. baba niye oğlunu gönderinki..kendi bakar!

  3. selda dedi ki:

    Bitlis’te Beş Minare Türküsü çok seviyorum teşekkürler, hikayesi etkileyiciymiş.

    Biri kayıp olan 5 minarenin hikayesi ise şöyle: 1916 Rus işgali sırasında Bitlis, harabe şehir görüntüsü alır. Savaş esnasında Bitlis’ten kaçan bir baba ve oğul, düşmanın çekilmesinden sonra Bitlis’e dönmek üzere yola çıkar. Baba ve oğlu, şehre hakim konumdaki Dideban Dağı eteğine varır. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir. Bir süre sonra oğul geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir: “Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış.” Bunu duyan baba yıkılır, diz çöker ve şöyle bir ağıt yakarak oğlunu yanına çağırır: Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel, Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.

    Bu ağıt zamanla türkü, manilere ve filmlere konu olarak günümüze kadar gelir

Yorum Yaz