Besotted İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Besotted İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Besotted İle İlgili Cümleler

Türkçe Anlamı: Aşırı derecede aşık olmuş, büyülenmiş, hayran kalmış.

  1. She was besotted with him. (O, ona aşık olmuştu.)
  2. He is completely besotted with his new girlfriend. (Yeni kız arkadaşına tamamen hayran kalmış.)
  3. She seemed besotted by the beauty of the sunset. (Güneşin batışının güzelliğinden büyülenmiş görünüyordu.)
  4. The fans were besotted with the rock star. (Hayranlar, rock yıldızına hayran kalmışlardı.)
  5. He became besotted with her after their first date. (İlk buluşmalarından sonra ona aşık oldu.)
  6. The child was besotted with the new toy. (Çocuk, yeni oyuncakla büyülenmişti.)
  7. She is besotted with the idea of becoming a famous actress. (Ünlü bir aktris olma fikrine aşık.)
  8. He was besotted by her charm and wit. (Onun çekiciliği ve zekası tarafından büyülenmişti.)
  9. The couple were besotted with each other. (Çift, birbirlerine aşık olmuşlardı.)
  10. The cat was besotted with the laser pointer. (Kedi, lazer işaretçisine büyülenmişti.)
  11. She was besotted with the idea of traveling around the world. (Dünya turu yapma fikrine aşık olmuştu.)
  12. He was besotted with the vintage car. (Eski model araca hayran kalmıştı.)
  13. The child was besotted with the cartoon character. (Çocuk, çizgi film karakterine büyülenmişti.)
  14. The puppy was besotted with its new toy. (Yavru köpek, yeni oyuncakla büyülenmişti.)
  15. She was besotted with the idea of starting her own business. (Kendi işini kurma fikrine aşık olmuştu.)
  16. He was besotted with her from the moment they met. (Tanıştıkları andan itibaren ona aşık oldu.)
  17. The child was besotted with the magic trick. (Çocuk, sihir numarasına büyülenmişti.)
  18. She was besotted with the beach and the ocean. (Plaj ve denize hayran kalmıştı.)
    1. He was besotted with the idea of buying a yacht. (Yat satın alma fikrine hayran kalmıştı.)
    2. The child was besotted with the idea of being a superhero. (Çocuk, süper kahraman olma fikrine aşık olmuştu.)
    3. She was besotted with the beauty of the snow-capped mountains. (Karla kaplı dağların güzelliğine hayran kalmıştı.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.