Besmirch İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Besmirch İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Besmirch

Besmirch kelimesi Türkçe’de “lekelenmek” anlamına gelir.

  1. The politician’s reputation was besmirched by scandal. (Politikacının itibarı skandal ile lekelendi.)
  2. I don’t want to besmirch his good name with unfounded accusations. (Temelsiz suçlamalarla onun iyi adını lekelemek istemiyorum.)
  3. He besmirched his own reputation by cheating on the exam. (Sınavda kopya çekerek kendi itibarını lekeleyen kendisiydi.)
  4. The company’s image was besmirched by the scandal. (Skandal nedeniyle şirketin imajı lekelenmişti.)
  5. Don’t besmirch my reputation by spreading rumors. (Söylentiler yayarak benim itibarımı lekeleme.)
  6. The critic tried to besmirch the author’s reputation with a negative review. (Eleştirmen, olumsuz bir eleştiriyle yazarın itibarını lekelemeye çalıştı.)
  7. The criminal’s actions besmirched the reputation of the entire organization. (Suçlunun eylemleri, tüm örgütün itibarını lekeledi.)
  8. It is not fair to besmirch someone’s reputation without any evidence. (Kanıt olmadan birinin itibarını lekelemek adil değil.)
  9. The company’s decision to cut corners besmirched their reputation for quality. (Köşeleri kesmeye karar veren şirket, kaliteye olan itibarını lekeledi.)
  10. Her behavior besmirched the family’s good name. (Davranışları, ailesinin iyi adını lekeledi.)
  11. The athlete’s doping scandal besmirched his legacy. (Sporcu, doping skandalı ile mirasını lekeledi.)
  12. We should not besmirch the memory of those who have passed away. (Ölenlerin anılarını lekelememeliyiz.)
  13. The company’s unethical practices besmirched their reputation. (Etik olmayan uygulamaları, şirketin itibarını lekeledi.)
  14. The scandal besmirched the entire industry’s reputation. (Skandal, tüm endüstrinin itibarını lekeledi.)
  15. The tabloid besmirched the actress’s reputation with false stories. (Gazete, yanlış hikayelerle oyuncunun itibarını lekeleyen gazeteydi.)
  16. He was afraid that his mistakes would besmirch his family’s reputation. (Hatalarının, ailesinin itibarını lekeleyeceğinden korkuyordu.)
  17. The scandal besmirched the government’s reputation. (Skandal, hükümetin itibarını lekeledi.)
  18. The company’s refusal to address the issue besmirched their reputation. (Sorunu çözmeyi reddeden şirket, itibarını lekeledi.)
  19. It’s easy to besmirch someone’s reputation online with anonymous comments. (Anonim yorumlarla birinin itibarını çevrimiçi olarak kolayca lekeleyebilirsiniz.)
  20. He was worried

that his actions would besmirch his family’s honor. (Eylemlerinin, ailesinin onurunu lekeleyeceğinden endişe ediyordu.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.