At The Ringside İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

At The Ringside İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

At The Ringside

Türkçe Anlamı: Ring kenarı, dövüş arenası kenarı

  1. In his last fight, the boxer was knocked out at the ringside. (Son maçında, boksör nakavt edildi, ring kenarında.)
  2. The crowd cheered as the champion boxer entered at the ringside. (Kalabalık, şampiyon boksörün ring kenarına girdiği için tezahürat yaptı.)
  3. The referee was constantly checking the fighters’ safety at the ringside. (Hakem, dövüşçülerin güvenliğini sürekli olarak ring kenarında kontrol ediyordu.)
  4. The reporters were eager to get a closer look at the ringside during the big fight. (Muhabirler, büyük dövüş sırasında daha yakından bakmak için ring kenarına koştu.)
  5. The boxer’s coach shouted instructions at the ringside during the match. (Boksörün antrenörü, maç sırasında ring kenarında talimatlar verdi.)
  6. The celebrity was seated at the ringside and was seen cheering for the underdog. (Ünlü, ring kenarında oturuyordu ve ezilenler için tezahürat yaparken görüldü.)
  7. The judges were seated at the ringside and carefully watched the fighters. (Hakemler, ring kenarında oturuyordu ve dövüşçüleri dikkatle izliyordu.)
  8. The boxing gloves were inspected at the ringside before the match began. (Maç başlamadan önce, boks eldivenleri ring kenarında kontrol edildi.)
  9. The boxer was given medical attention at the ringside after being injured in the fight. (Boksör, dövüşte yaralandıktan sonra, ring kenarında tıbbi müdahale aldı.)
  10. The ring girls walked around at the ringside holding up signs between rounds. (Ring kızları, rauntlar arasında tabelaları tutarak ring kenarında dolaştı.)
  11. The promoter sat at the ringside and watched the match closely. (Promotör, ring kenarında oturdu ve maçı yakından izledi.)
  12. The boxer’s family and friends were seated at the ringside and nervously watched the fight. (Boksörün ailesi ve arkadaşları, ring kenarında oturdu ve endişeli bir şekilde dövüşü izledi.)
  13. The referee counted to ten at the ringside after the boxer was knocked down. (Hakem, boksörün yere düşmesinin ardından ring kenarında ona kadar saydı.)
  14. The trainers massaged the boxer’s shoulders at the ringside during the break between rounds. (Antrenörler, rauntlar arasındaki arada boksörün om

zunu masaj yaptılar.)
15. The announcer introduced the fighters at the ringside before the match started. (Sunucu, maç başlamadan önce dövüşçüleri ring kenarında tanıttı.)

  1. The security guards kept a close eye on the audience at the ringside to ensure everyone’s safety. (Güvenlik görevlileri, herkesin güvenliği için ring kenarındaki izleyicileri yakından takip etti.)
  2. The boxer celebrated his victory at the ringside with his team and fans. (Boksör, takımı ve hayranlarıyla birlikte ring kenarında zaferini kutladı.)
  3. The photographers took pictures at the ringside of the fighters before and after the match. (Fotoğrafçılar, maç öncesi ve sonrası dövüşçülerin fotoğraflarını ring kenarında çektiler.)
  4. The commentators provided live commentary at the ringside during the match. (Yorumcular, maç sırasında ring kenarında canlı yorum yaptılar.)
  5. The fans were excited to be seated at the ringside and feel the energy of the fight. (Hayranlar, ring kenarında oturmak ve dövüşün enerjisini hissetmek için heyecanlıydılar.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.