Assert İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Assert İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Assert Nedir?

Assert, bir koşulun doğru olup olmadığını kontrol eden bir programlama terimidir. Eğer koşul doğruysa, hiçbir şey yapılmaz. Ancak, koşul yanlışsa, program durur ve bir hata mesajı gösterir.

Örnek Cümleler:

  1. I assert that I am innocent. (Masum olduğumu iddia ediyorum.)
  2. He asserts his authority over the team. (Takım üzerindeki otoritesini ileri sürüyor.)
  3. The company asserted that the product was safe. (Şirket, ürünün güvenli olduğunu iddia etti.)
  4. She asserts that she is the best candidate for the job. (İş için en iyi aday olduğunu iddia ediyor.)
  5. The lawyer asserted that his client was innocent. (Avukat, müvekkilinin masum olduğunu iddia etti.)
  6. He asserted his dominance over the other players. (Diğer oyuncular üzerinde egemenliğini ileri sürdü.)
  7. The scientist asserts that global warming is real. (Bilim adamı, küresel ısınmanın gerçek olduğunu iddia ediyor.)
  8. The CEO asserted that the company would be profitable this quarter. (CEO, şirketin bu çeyrekte kârlı olacağını iddia etti.)
  9. She asserted her independence by moving out of her parents’ house. (Ebeveynlerinin evinden taşınarak bağımsızlığını ilan etti.)
  10. The author asserts that his book is based on real events. (Yazar, kitabının gerçek olaylara dayandığını iddia ediyor.)
  11. He asserted that he was right and everyone else was wrong. (Haklı olduğunu ve herkesin yanıldığını iddia etti.)
  12. The coach asserted that his team would win the game. (Antrenör, takımının maçı kazanacağını iddia etti.)
  13. She asserted her position as the leader of the group. (Grubun lideri olarak pozisyonunu ileri sürdü.)
  14. The company asserts that its product is the best on the market. (Şirket, ürününün piyasada en iyi olduğunu iddia ediyor.)
  15. He asserts that he can complete the project on time. (Projenin zamanında tamamlanabileceğini iddia ediyor.)
  16. The doctor asserted that the patient needed surgery. (Doktor, hastanın ameliyata

ihtiyacı olduğunu iddia etti.)
17. The politician asserts that his policies will create jobs. (Politikacı, politikalarının iş yaratacağını iddia ediyor.)

  1. She asserts that she is the rightful owner of the property. (Mülkiyetin doğru sahibi olduğunu iddia ediyor.)
  2. The teacher asserts that the students need more practice. (Öğretmen, öğrencilerin daha fazla pratik yapmaları gerektiğini iddia ediyor.)
  3. The company asserted that the new product would revolutionize the industry. (Şirket, yeni ürünün endüstriyi devrim yaratacağını iddia etti.)

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.