Anticipatingly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Anticipatingly İle İlgili Cümleler İngilizce Cümle İçinde Kullanımı

Anticipatingly İle İlgili Cümleler

Anlamı: Anticipatingly, bir olayın veya durumun gerçekleşeceği ya da olacağı konusunda heyecan veya sabırsızlıkla beklemek anlamına gelir.

  1. She was waiting anticipatingly for her boyfriend’s surprise. (O, erkek arkadaşının sürprizini heyecanla bekliyordu.)
  2. He looked at her anticipatingly, hoping she would say yes. (O, umutla “evet” diyeceğini umarak ona heyecanla baktı.)
  3. The children were waiting anticipatingly for the carnival to begin. (Çocuklar, karnavalın başlaması için heyecanla bekliyorlardı.)
  4. The students listened anticipatingly to the teacher’s explanation. (Öğrenciler, öğretmenin açıklamasını heyecanla dinlediler.)
  5. She smiled anticipatingly at the thought of her upcoming vacation. (Yaklaşan tatilini düşünerek heyecanla gülümsedi.)
  6. He packed his bags anticipatingly, ready for his trip. (Seyahati için hazırlıklarını yaparak heyecanla çantalarını hazırladı.)
  7. The fans were cheering anticipatingly for their team to win. (Hayranlar, takımlarının kazanması için heyecanla tezahürat yapıyorlardı.)
  8. She checked her phone anticipatingly, hoping for a message from him. (O, ondan bir mesaj umuduyla heyecanla telefonunu kontrol etti.)
  9. The audience waited anticipatingly for the singer to take the stage. (İzleyiciler, şarkıcının sahneye çıkmasını heyecanla beklediler.)
  10. He opened the envelope anticipatingly, hoping to see good news. (O, iyi haberler görmeyi umarak heyecanla zarfı açtı.)
  11. She walked down the aisle anticipatingly, ready to say “I do”. (O, “Evet” demek için hazır olduğu heyecanla yürüdü.)
  12. The dog wagged its tail anticipatingly, knowing it was time for a walk. (Köpek, yürüyüş zamanının geldiğini bildiği için heyecanla kuyruğunu salladı.)
  13. He waited anticipatingly for his turn to speak. (Konuşma sırasının kendisine gelmesini heyecanla bekledi.)
  14. The kids watched the oven anticipatingly, waiting for the cookies to bake. (Çocuklar, kurabiyelerin pişmesini heyecanla bekleyerek fırına baktılar.)
  15. She planned her outfit anticipatingly, excited for the party. (Parti için heyecanla kıyafet planladı.)
  16. The employees worked anticipatingly, hoping to finish before the deadline. (Çalışanlar, teslim tarihinden önce bitirebilmek umuduyla heyecanla çalıştılar.)
  17. She listened anticipatingly to the sound of the ocean waves. (Okyanus dalgalarının sesini heyecanla dinledi.)
  18. He watched the movie anticipatingly, waiting for the plot twist.
  1. The tourists looked out anticipatingly, hoping to catch a glimpse of the famous landmark. (Turistler, ünlü turistik yerleri görebilmeyi umarak heyecanla dışarı baktılar.)
  2. She pressed the elevator button anticipatingly, ready to start her day. (Gününe başlamak için hazır olduğu heyecanla asansör düğmesine bastı.)

Türkçe karşılığı: heyecanla, sabırsızlıkla bekleyerek

Bu yazıya ilk yorumu sen yaz!

Hemen Yorum Yaz

Adını veya rumuzunu yazabilirsin.