4:13 am - Cumartesi Aralık 3, 2016

Okumak Ebedi Hedefiniz Olsun

Cumartesi, 5 Kasım 2016, 13:03 | Rehberlik Köşesi | 0 Yorum

Dinleme gibi okumayı da bir alışkanlık haline getirmeliyiz. Hafıza çöp sepeti olmadığı gibi, zaman da sınırsız değildir. O sebeple iyi ve seçkin eserleri okumalıyız. Böylece dünya görüşümüz genişleyecek, bilgimiz, sanat zevkimiz artacak, düşünme gücümüz canlı kalacaktır. Okuma, kendimizi ve insanlan tanımamızda en geçerli yoldur. Dilin incelikleri, kelimelerin kudreti, nüansı edebî eserlerde kendini gösterir. Yazmak için de dilin özelliklerini bilmek gerektiğine göre, bol bol okumak en başta gelen çalışmalardan olmalıdır.

Image00002Paul Walery, “Arslan yediği hayvanlardan mürekkeptir.” diyor. Arslanı arslan yapan aldığı besinlerdir, Bu sözü edebiyat dünyasının büyük bilim adamı Mehmet Kaplan sık sık kullanır. Okumak, taklitçiliğe götürmez, aksine bir müddet sonra ifadesi ile biçimi ile insan kendi üslubunu bulur. Güzel ormanın bir arslanı olarak kendini gösterir.

Okumanın yeterince verimli olabilmesi için, okuma tekniğini bilmek gerekir. Okuma hızı, kavrama gücü uygulamalarla artırılmalıdır. Okurken anlamayı engelleyecek fiziksel ortam dışlanmalıdır. Ancak etekle, ilgi ile yaklaşılan bir eser, her ortamda okunabilir.

Kısaca, değerli eserleri seçerek okuma; çok eser ve yazar yerine, bir y***rtn birkaç esennı okuma, daha sonra bir başka yazara geçme; okunan eserler üzerinde tarafsız düşünme, okunanlardan notlar alma verimli bir okuma olacaktır.

Düşünce ve sanat adamlarının biyografilerine, anılarına biraz göz atmak bile, onların başarısında okumanın ne derece etkili olduğunu bize gösterir. Bir mülâkatta, bol bol hikâye yazan bir yazarın itirafı şudur: “Dede Korkut’u, Yunus’u okuduktan sonra yazamaz oldum. Ara verdim. Şimdi daha az, daha iyi eser vereceğim. Hamilelik dönemi uzayacak.” Bu, sadece bizde değil bütün dünyada böyledir.

Okumadan yola çıkanlar, ya yorulmakta ya da “nefessiz” kalmaktadırlar. Bir zamanlar İngiltere bütçesinde, Hindistan’a ayrılan ödenekten daha fazlası Şekspir’in eserlerine ayrılırdı. Bir ülkede bilinçli okuyucu sayısı, düşünen insanların sayısını, sanat adamlarının sayısını vermekte bir ipucu olacaktır. Burada belirtmek gerekir ki okuma sadece yazma kaynağı olarak görülmemelidir. Bir devlet adamı, bir iş adamı, bir öğrenci, kısaca herkes başarılı olmak için okumalıdır. Ömer Seyfettin’in cepheye katır sırtlarında taşıdığı kitaplarla gittiğini biliyoruz. Atatürk’ün yabancı ve telif eserleri, o zor zamanlarda nasıl eleştirici bir okuyucu olarak okuduğunu notlarından anlıyoruz.

Ramazan SALMAN – Osymtr.Com

 

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar