5:30 am - Cumartesi Aralık 3, 2016

Karantina Nedir ve Karantina Tarihi

Cumartesi, 5 Kasım 2016, 13:44 | Öğrenciye Bilgiler | 0 Yorum

Bu yazımızda sizlere karantina nedir, karantina ne demek ve karantina tarihi hakkında bilgi vereceğiz.

Karantina, bulaşıcı hastalıkla karşılaşmış olabilecek insan ya da başka canlıların, hastalık etkenini taşımadıkları kesinleşene değin belli bir yerde alıkonulmasıdır. Genel­likle karantina ve tecrit, hastalık deneti­mi konusunda birbiri yerine kullanılan te­rimlerdir.

Karantinanın Tarihi ve İlk Uygulamalar:  Bazı hastalıkların bulaşıcı olduğu anlaşıldıktan sonra hasta bireyleri ya da toplulukları tecrit etmeye yönelik çok katı önlemler alınmaya başladı. Cüzam hastalığının ciddi sakatlıklara neden olması, Eski Ahit’te Levililer Kitabı, 13. bapta da belirtilen denetim yöntemlerinin uygulan­masına neden oldu; buna göre hastalar tecrit ediliyor, giysileri temizleniyor ya da yakılıyordu. Hızla yayılma özelliği gösteren veba gibi akut ve öldürücü hastalıklar, sağlıklı toplumların, hastalık bulunan yöre­lerden gelen insan ve malların girişini önle­meye yönelik girişimlerde bulunmasına ne­den oldu. Örneğin İS 7. yüzyılda, veba salgını görülen Provence ile Cahors pisko­posluk bölgesi arasında denetimi silahlı mu­hafızlar sağlıyordu.

14. yüzyılda, deniz ticaretinin gelişmesi ve Doğu Akdeniz’den dönen gemilerin veba taşıdığının anlaşılması, Venedik’te karanti­na önlemlerinin alınmasına neden oldu. Gemiler, mürettebat ve yüklerle taşınan enfeksiyonun ortaya çıkarılarak tamamen yok edilmesi amacıyla önceleri 30 gün,’ daha sonra 40 gün kadar tecrit ediliyordu. Bu sürenin seçiminin, Hz. İsa ve Hz. Musa’nın çölde inzivaya çekildikleri süre temel alına­rak saptandığı da öne sürülür. 1423’te, Venedik’te, kente yakın bir adada ilk karantina istasyonu (lazarettö) kuruldu. Venedik’te uygulanan sistem öbür Avrupa kentleri için bir model oldu ve yüzyıllar boyunca gelişecek olan karantina denetimi­nin temelini oluşturdu.

16. yüzyılda karantina uygulaması, sağlık raporlarının devreye girmesiyle geliştirildi. Bu raporlar, geminin ayrıldığı son limanda bulaşıcı hastalık olmadığını bildiriyor ve varacağı ülkenin konsolosundan alman vizenin yer aldığı temiz kâğıdını da içeriyordu. Gemi böylece, karantinaya gerek kalmaksı­zın limana giriyordu. Karantina sonraları veba dışındaki hastalıklar, özellikle Amerika ile ticaretin gelişmesiyle ortaya çıkan sarıhumma ve Mekke’ye giden hacıların yaydığı kolera için de uygulanmaya başladı.

19. yüzyılın ortalarında karantina, yararlı olmaktan çok, sorun yaratan bir uygulama haline geldi. Karantina süreleri keyfi olarak saptanıyor, ülkeden ülkeye değişiyor ve bürokratik uygulamalarda haksızlıklar olu­yordu. Mektupların dezenfeksiyonu ve ev­rakın aranması politik casusluğa ortam ha­zırlıyor, rüşvet fırsatları ortaya çıkıyordu. Cezaevlerinde yaptığı reformlarla tanınan John Howard, 1786’da gemiyle izmir’den Venedik’e hasta olduğunu belgeleyen bir kâğıtla giderken lazaretlo’lar üzerine edin­diği izlenimlerini An Account of the Princi­pal Lazarettos in Europe’ta (1789; Avrupa’ daki Başlıca Lazarettolar Üzerine) topladı.

Uluslararası işbirliği. Karantina uygulama­larının neden olduğu genel hoşnutsuzluk, 1851’de Paris’te ilk uluslararası sağlık kon­feransının toplanmasına yol açtı. Tartışma­lar iki ayrı düzeyde yürütülüyordu. Ticari açıdan, karantinadan çıkar sağlayan ülke­lerle, bu uygulamanın kaldırılmasını isteyen başlıca denizci ülkeler arasında çelişki var­dı. Tıp yönünden kolera, veba gibi hastalık­ların insandan insana bulaştığına inananlar­la hastalıklara mikroplu havanın neden olduğunu ve çarenin karantina değil mik­roptan arındırma olduğunu ileri sürenler çatışıyordu. Bu görüş ayrılıklarına karşın karantina uygulamalarının standartlaştırıl­ması konusunda önemli ilkeler saptandıysa da, anlaşma ve düzenlemelere tam olarak uyulmadı.

Sonraki 50 yıl boyunca bulaşıcı hastalıkla­rın daha iyi anlaşılmasıyla sağlık konferans­larında elde edilen başarılar arttı. Görece esnek denetim kuralları ve karantina uygulamasında bazı kısıtlamaların ortadan kaldı­rılması konusunda anlaşmaya vanldıysa da gerçekten etkili ilk önlemler ancak 1903’te Paris’te toplanan 11. konferansta belirlendi. 1909’da, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) öncüsü olan Uluslararası Toplum Sağlığı Dairesi kuruldu.

Günümüzde karantina uygulamaları: Bugün bulaşıcı hastalıkların denetiminde uygulanan tecrit, geçmiştekine göre daha esnektir. Çiçek ve tifo gibi insandan insana doğrudan bulaşan ve tehlikeli sonuçlar doğurabilen hastalık­larda, kesin tecrit uygulanması gerekir. Buna karşılık, tecrit çeşitli nedenlerden ötürü yetersiz kalabilir. Örneğin, sarıhumma ve sıtma gibi ara taşıyıcıyla bulaşan bazı hastalıklarda etkisizdir. Vebanın insandan insana geçmesini önlemede tecrit önemlidir; ancak asıl etken sıçandaki pireler olduğu için enfeksiyonun yayılmasını etkilemez. Malta humması gibi hastalıklı çiftlik hay­vanları ve hayvansal ürünlerle bulaşan has­talıklarda insanları tecrit etmek doğru değil­dir. Bu uygulama bazı hastalıklarda bireyle­ri korusa da genellikle bulaşmanın önlen­mesinde pek az etkilidir. Örneğin kızamıkta bulaşma tehlikesi hastalığa özgü belirtilerin ortaya çıkmasından ve döküntüden birkaç gün önce başlar. Çocuk felcinde ise hastalığı geçirmeden etkeni barındıran birçok taşıyıcı vardır. Taşıyıcıları belirlemekteki zorluk nedeniyle tecrit yöntemi, gerekli olduğu durumlarda bile pratik olmayabilir. Günümüzde bulaşıcı hastalıklar üzerine oldukça fazla bilgi olması karantina uygula­masının değiştirilmesine yol açmıştır. Ka­rantina, en dolaysız biçimiyle, kuduz deneti­minde olduğu gibi hayvanlara uygulanmak­tadır. İnsan hastalıklarının denetiminde hastanın karşılaştığı sağlıklı bireyler göze­tim altında tutulur. Hastalığın gidişi günlük doktor raporlarıyla saptanır, ancak kısıtla­malara gidilmez. Bazı durumlarda, farklı karantina uygulamaları önerilir. Örneğin tifo mikrobuyla karşılaşan erişkinlerin dışkı ve idrarlarında bakteri bulunup bulunmadı­ğı hastalıktan kurtuldukları kanıtlanıncaya değin incelenmeli ve bu süre boyunca besinlere el sürmeleri engellenmelidir. Önceleri kızamıklı bireylerle karşılaşan ço­cukların evde tutulup okula gönderilmemesi önerilirken, günümüzde kızamık aşısının yaygın olarak kullanılması bu uygulamanın kalkmasını sağlamıştır. Bitkilere ve bitki ürünlerine karantina uygulanması uluslara­rası anlaşmalarla belirlenen kurallara göre yapılmaktadır. Karantina nedir konusunda bilgi verdik.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar