12:48 am - Çarşamba Mart 29, 2017

İş Hukuku Nedir

Cumartesi, 5 Kasım 2016, 13:35 | Rehberlik Köşesi | 0 Yorum

İş Hukuku Nedir

İş hukuku, istihdam, ücret, çalışma koşul­ları, sendikalar ve işçi-işveren ilişkileri gibi konuları düzenleyen hukuk dalı. İşçi ile işveren arasındaki iş (hizmet) sözleşmesiyle ilgili kurallar bireysel iş hukukunu, toplu­lukların taraf olduğu ilişkilerle (sendika, grev, toplu pazarlık ve sözleşme vb) ilgili kurallar ise toplu (kolektif) iş hukukunu oluşturur.

Çalışma yaşamına ilişkin hukuksal düzen­lemelerin geçmişi Hammurabi Yasaları’na değin inerse de çağdaş anlamda iş hukuku­nun ortaya çıkışı 18. yüzyıla dayanır. İş hukukunun gelişmesinde rol oynayan et­kenler arasında Aydınlanma, Fransız Dev­rimi ve Sanayi Devrimi ile bu hareketlerin ortaya çıkardığı yeni siyasal güçler sayıla­bilir.

Başlangıçta iş yasaları artan makineleş­meyle birlikte acımasız ve zor koşullarda çalıştırılan işçileri korumaya yönelikti. Çocukların uygun olmayan işlerde çalıştırıl­masını önlemeyi amaçlayan ilk yasalar 1802’de İngiltere’de çıkarıldı. Ama Avru­pa’da kapsamlı iş hukuku yasaları ancak 19. yüzyıl sonlarında biçimlendi. ABD’de devletin çalışma yaşamım düzenlemesi ger­çek anlamda 1930’larda başladı. Türkiye’de de iş hukukunun yasal temeli 8 Haziran 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu’yla atıldı.

Genellikle siyasal mücadeleyle bağlantılı olarak gelişen sendika kurma hakkı, günü­müzde de iş hukukunun siyasal dalgalanma­dan en çok etkilenen alanı durumundadır. Sendika hareketine getirilen kısıtlamalar İngiltere’de 1824’te, Fransa’da 1884’te, Al­manya’da 1890’larda kaldırıldı. ABD’de sendika kurma hakkı kesin olarak 1930’larda tanındı. Türkiye’de geçmişi 19. yüzyılın ikinci yarısına değin inen sendika­cılık hareketi ancak 1947’de yasal bir çerçe­veye kavuştu. Ekonomik istikrarı ve büyümeyi özendirici bir araç olarak uzun vadeli istihdam politi­kaları belirlemeye yönelik yasal düzenleme­lere gitmek, iş hukukunda oldukça yeni bir gelişmedir. Bu yaklaşım özellikle 1929 Bü­yük Bunalımı’nın etkisi altında ve II. Dün­ya Savaşı sonrasında gelişmiştir. İşve­renlere yeterli işgücü, işçilere de çalışma hakkı güvencesi sağlamaya yönelik bu dü­zenlemeler nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, mesleki eğitim ve çıraklık gibi konuları kapsar. Çalışma özgürlüğü, eşit ücret, işsiz­lik tazminatı gibi yeni ilke ve kurumlar da bu gelişmenin ürünüdür. İşçi-işveren ilişkileri konusundaki yasal düzenlemeler taraflar arasında hizmet söz­leşmesinin kuruluşu ve sona erişiyle bu sözleşmeden doğan yükümlülüklere ilişkin hükümleri içerir. İş hukukunun gelişmesine bağlı olarak, işçi-işveren ilişkilerini düzenle­yen yasalar bireysel sözleşmeleri bazı zorla­yıcı kurallara bağlamıştır. Ücret yasaları ücretlerin ödenme biçim ve koşullarını düzenler, yasaya aykırı kesinti­leri önler ve ücrete haciz konabilecek durumları sınırlar. Birçok ülkede toplu sözleşmeye bağlanmamış işlerle ilgili ücret­leri saptayan idari kuruluşlar vardır.

Çalışma koşullarını düzenleyen yasalar çalışma süresi, dinlenme, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi konularla ilgilidir. Başlangıçta kadın ve çocuk işçileri korumak için çıkarı­lan bu tür yasalar zamanla bütün çalışanları kapsayan bir nitelik kazanmıştır. Ağır ve riskli işlerle ilgili sağlık ve güvenlik stan­dartlarının belirlenmesi de bu yasaların konusuna girer. Sosyal sigortayla ilgili yasa­lar emekli aylığı hakkının yanı sıra iş kazaları ve hastalıklarına karşı tazminat hakkını getirmiştir. Günümüzde birçok ül­kede sosyal sigorta hizmeti devletin belirle­diği çerçeve içinde yürütülmektedir. Sendika yasaları sendikaların hukuksal yapısı, işçi ve işveren kuruluşlarının hak ve yükümlülükleri, toplu pazarlık ve sözleşme, uyuşmazlıkların giderilmesi, grev ve lokavt gibi konuları düzenler.

Yorum Yazın