3:28 pm - Pazartesi Aralık 5, 2016

Halk Edebiyatının Bölümleri Hakkında Bilgi

Cuma, 4 Nisan 2014, 15:08 | Sizden Gelenler | 1 Yorum

Halk edebiyatının bölümleri hakkında bilgi kısaca

Türklerin milli edebiyatı halk edebiyatıdır. Hece ölçüsü ve dörtlüklerin hakim olduğu bu edebiyat, usta çırak geleneğine göre eğitim almamış şairlerin şiirlerinden oluşmaktadır. Halk edebiyatı şiirlerinin son dörtlüklerinde şairlerin mahlası geçer ve şiirler saz eşliğinde okunur. Halk edebiyatı 3’e ayrılır.

1) Anonim Halk Edebiyatı: Anonim halk edebiyatında şiirleri kimin yazdığı belli değildir. Mani, türkü, ninni gibi nazım şekilleri bu edebiyatı oluşturur.

2) Aşık Edebiyatı: Saz ozanlarına aşık adı verilir. Koşma, semai, varsağı ve destan türleri bu edebiyatın nazım şekilleridir ve son dörtlükte mutlaka şairin mahlası geçer. Yani şiirin söyleyeni bellidir.

3) Tekke Edebiyatı: Eski dönemlerde Anadolu’da tekke adı verilen dini yerler bulunuyordu. Bu tekkelerde mutasavvıf şairler tarafından ilahi, nefes, şathiye, devriye ve nutuk gibi nazım şekilleri söylenirdi. Bu şiirlerde dini öğeler bulunur, Allah’ın birliği, gücü ve kudreti ile Allah aşkı ele alınırdı.

Halk Edebiyatının Bölümleri Hakkında Bilgi Hakkında Yorumlarınızı Hemen Paylaşabilirsiniz.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

1 yorum yazılmış, sizde hemen aşağıdan yorum yazabilirsiniz "Halk Edebiyatının Bölümleri Hakkında Bilgi"

  1. İsmailoğlu Mustafa YILMAZ diyor ki:

    Kazım DERTLİ
    Kazım DERTLİ: 22.12.1931 tarihinde Adana’nın Yumurtalık İlçesi, Gölovası köyünde doğdu. Babası Yusuf, annesi Cennet Altınkayak’tır. 1938 yılında babası vefat edince annesiyle Hatay’ın Dörtyol İlçesine amcalarının yanına taşındılar. Orada İlkokula başladıysa da, dördüncü sınıftan terk etti. 16-17 yaşlarına gelmişti ki, bir akrabasının kızına aşık oldu. Şiirler yazmaya, türküler söylemeye başladı. Kızı kendine vermediler. Kahrederek annesi ve kardeşiyle tekrar Gölovası köyüne döndü. Köyünde başka bir kızla evlendi. Bir erkek çocuğu oldu. Çocuk bir yaşında vefat etti. Daha sonra eşinden ayrıldı. 1957 yılında İstanbula giderek İETT şehir içi Otobüs Şoförü olarak işe girdi. 1960’da ayrıldı. 1962’de Almanya’ya giderek Münih kentinde işçi olarak çalışmaya başladı. 1966’da İstanbula dönüp İETT otobüs şoförü oldu. 1979 da emekli olarak Gölovası köyüne döndü. Kendine bir hazır mezar yaptı. Şiir yazıp söylemeye başladı. Aşık Dertli Kazım olarak çevrede ünü yayıldı. Akademisyenler hayatını ve şiirlerini tez konusu yaptılar. Türkülerini notaya aldılar. Ayrıca ozan her sene mezarı başında Misafirlerine, davetlilere ve köy halkına huzurunda yemekli ve ikramlı Kuran ve mevlüt okudur. Daha sonraları Adana Kültür Müdürlüğü; “Gölovası Köyü ve Dertli KAZIM Şiir Şöleni”ne dönüştürdü. Şenliğin 29. si yapılmaktadır. Yayınlanmış 6 kitabı bulunmakta. Aldığı ödülleri, Plaketleri ve verilen hediyeler köyün Kütüphanesinde muhafaza ve sergilenmektedir. Boş zamanlarını, Köyün mezarlığının, okulun, caminin ve Ptt’nin bahçesindeki ağaçlarının ve çiçeklerinin bakımıyla uğraşmaktadır. 1997 yılında Altınkayak olan soy adını mahkeme kararıyla DERTLİ olarak değiştirdi.
    Adres: Kazım DERTLİ Gölovası Köyü Yumurtalık – ADANA Tlf: (0.322) 6752018

    AKORDU YOK

    Yetmiş yıldır el işinde çalıştım
    Erimedim mermerden bir taş gibi,
    Dallarım yok yaprağım yok kupkuru
    Akmaz suda yosun tutmuş taş gibi.

    Kını yoktur belindeki kamanın
    Akordu yok gönlümdeki kemanın
    Kıymetini bilemedim zamanın
    Uçup gitti yaralı bir kuş gibi.

    Çok kazandım üst üstüne koymadım
    Birgün olsun kazancımı saymadım
    Seksen yedi bu dünyaya doymadım
    Geçti ömrüm bir gececik düş gibi.

    Zalim felek şu gönlümün taşına
    Çıkıp baktı en yüksek yar başına
    Bu dünyada yaşıyorum boşuna
    Gövdesinden ayrılmış bir baş gibi.

    Küçük idim henüz onüç yaşımda
    Bir fırtına esti durdu başımda
    Bir kız vardı gönlümde aşk taşımda
    Bana dedi “Senin gönlün boş gibi”.

    DERTLİ KÂZIM ne yazarsın derdini
    Sana eşir bulamazsın Ferdini
    Hesap etme gider ile girdini
    Yağsız tuzsuz pişirilmiş aşk gibi.

    Kazım DERTLİ – Yumurtalık

    İYİ BİR MEZAR

    Ceylan gibi çıkıp gezinme dağda
    Bülbül ol koklaşın güllerle bağda
    Bir eliniz balda bir elin yağda
    Gezdireyim dedim gezdiremedim.

    Kınalı ceylansın gezersin yolda
    Yeşilbaş ördeksin ne gezen çölde
    Adana’da dalyan Van’daki gölde
    Yüzdüreyim dedim yüzdüremedim.

    Aşkın aktini yaz kendi elinle
    İmzalat ver bana gonca gülünle
    Gerçekse ikrar et bülbül dilinle
    Yazdırayım dedim yazdıramadım.

    Kayalı yerlerde benzen kekliğe
    Pınar başlarında koşan ötlüğe
    Liraları tek tek sırma ipliğe
    Dizdireyim dedim dizdiremedim.

    Yayla çiçeğisin olmuşsun dağlı
    Saçların örülmüş sollu ve sağlı
    Belinde kemerin sıkıca bağlı
    Çözdüreyim dedim çözdüremedim.

    Yarim her çarşamba bazı gün pazar
    Oturur bahçeye fermanım yazar
    DERTLİ KAZIM’a da iyi bir mezar
    Kazdırayım dedim kazdıramadım.

    Kazım DERTLİ – Yumurtalık

    İSLAHİYE

    Altmış yedilerde seni gören ben
    Zeytini üzümü bağda deren ben
    O zaman kıralsın notu veren ben
    Kırallık atına bin İslahiye.

    Birçok güzelliği vermiş sana Hakk
    Çevrene hoşgörü güler yüzle bak
    Bu şiir madalya al döşüne tak
    Kimseye besleme kin İslahiye.

    Bağcılar toplardı bağda üzümü
    Siyah mercan gibi salkım düzümü
    İlğililer çözmüş bütün çözümü
    Her ilde sendeki ün İslahiye.

    Yamaçlar süslüydü bağ bahçe ile
    Ayvayla armutla doldurdum file
    Antep fıstığıda hoş geldi dile
    Hastalara verir kan İslahiye.

    Üzüm pekmezleri yapılır idi
    Gelir Çukurovada satılır idi
    Her evde yoğurda katılır idi
    Buna hayran idi can İslahiye.

    Tarihi eserler süslemiş seni
    Verimli topraklar beslemiş seni
    Fransız İngiliz izlemiş seni
    Hatta bunu duymuş Fin İslahiye.

    Tarihi eserler geçmişin senin
    Şirede acıda birinci fenin
    Halkın eker biçer verimli tenin
    Atalarda senin sin İslahiye.

    KAZIM DERTLİ ister tekrar görmeyi
    Sınıra girerken selam vermeyi
    Bağlarda üzümü bizzat dermeyi
    İstanbul şiveli han İslahiye.
    20.04.2014 – Yumurtalık

    Kazım DERTLİ – Yumurtalık

    ASLIM AĞRI’LI

    Dağlarında aslan Kaplan beslenir
    Yaylaları serin ülke bizimdir,
    Ovalarda koyun kuzu beslenir
    Dört mevsimi bahar ülke bizimdir.

    Ovalarda insan diksen bitiyor
    Fabrika dumanı göke tütüyor
    Kumru yuva yapar bülbül ötüyor
    Üç tarafı deniz ülke bizimdir.

    Aslımı sorarsan ağrı il’imdir
    Kürtçe yore Türkçe resmi dilimdir
    Birisi ilimdir biri bilimdir
    Ay yıldız bayraklı ülke bizimdir.

    Yukarı Dormalı köyünded dedem
    Ruslarla harp etmiş dememiş nidem
    Kaçıp da sırlara olmamış kadem
    Van’dan Edirne’ye ülke bizimdir.

    Şimdi biz torunlar devraldık ondan
    Dört taraf yoğrulu bu toprak kandan
    Yurt için korkmayız maldan ve candan
    Sinop’tan Antep’e ülke bizimdir.

    Hakkari’den uzarKırklareli’ne
    Ardahan kuş salmış Muğla gölüne
    Ankara kolunu sarmış beline
    Şeffaf kucaklanan ülke bizimdir.

    DERTLİ KÂZIM söyler özünden bunu
    Tüm devletler iyi bilsinler şunu
    Vatan ile bayrak oldumu konu
    Can feda edilen ülke bizimdir.

    Kazım DERTLİ – Yumurtalık

    TAM ALTINDA

    Bu insanlar nere gider
    Gökkubbenin tam altında,
    Kimi ağlar kimi güler
    Gökkubbenin tam altında.

    Kimi yerli kimi gezgin
    Kimi yorgun kimi bezgin
    Kimi memnun kimi üzgün
    Gökkubbenin tam altında.

    Kimi ağlar gözün siler
    Kimi haktan rahmet diler
    Kimi erken göçer gider
    Gökkubbenin tam altında.

    DERTLİ KAZIM der şurada
    Yandım kül oldum burada
    Eremedim ben murada
    Gökkubbenin tam altında.

    Kazım DERTLİ – Yumurtalık

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar