5:24 pm - Çarşamba Aralık 7, 2016

Doku Nedir Doku Çeşitleri Nelerdir

Çarşamba, 21 Eylül 2016, 20:26 | Öğrenciye Bilgiler | 0 Yorum

Doku, çokhücreli canlılarda, yapı ve işlev yönünden birbirine benzeyen hücreler ile hücreler arası maddelerden oluşan yapı. Bu tanım gereğince, tekhücreli canlılarda doku bulunmaz; hatta, algler ve süngerler gibi en basit çok hücrelilerde bile doku ya yoktur ya da çok az farklılaşmıştır. Ama evrimin bu alt basamaklarından yukarıya doğru çıktıkça, bütün çok hücrelilerde, canlının çevresiyle daha etkili ve örgütlü bir iletişim kurmasını sağlayan özelleşmiş dokular belirir. Doku Nedir Doku Çeşitleri Nelerdir?

Bitki dokusu: Bulundukları bölgeye, kendilerini oluşturan hücrelerin tipine ve etkinliklerine göre sınıflandırılan bitki dokuları başlıca iki gruba ayrılır: Sürekli bölünebilme yeteneğiyle bitkinin yaşamı boyunca yeni hücreler oluşturan sürgendoku (meristem) ve sürgendoku hücrelerinin değişmesiyle oluşan, hücre bölünmesinin çok az olduğu ya da hiç olmadığı gelişmiş doku (sürekli doku).

Birincil ve ikincil olarak adlandırılan iki çeşit sürgendoku vardır. Bütün damarlı bitkilerde kök ve sürgünlerin uç bölümlerinde bulunan birincil sürgendoku bitkinin boyuna büyümesini (uzama), bütün odunsu ve bazı otsu bitkilerde bulunan ikincil sürgen doku ise enine büyümesini (kalınlaşma) sağlar. İkincil sürgendoku, ikincil iletim doku hücrelerini oluşturan büyütkendoku ve ikincil koruyucu dokuyu (periderm) oluşturan mantar büyütken doku (fellogen) olarak ikiye ayrılır.

Gelişmişdoku, koruyucudokuyu (örtüdoku), iletimdokuyu ve temeldokuyu kapsar. Bitkilerin dış katmanlarını oluşturan koruyucudoku, üstderi ve periderm olarak ikiye ayrılır. Birincil koruyucudoku olan üstderi, gövde, kök, yaprak, çiçek, meyve ve tohum gibi bitki organlarının yüzeyini kaplayarak bitki yüzeyinden, özellikle yapraklardan aşırı su kaybını önler, böceklere ve mikroorganizmalara karşı koruyucu bir engel oluşturur. İkincil koruyucudoku olan periderm, mantar büyütkendoku ya da fellogen, mantardoku ya da fellem ve fellogenin içe doğru geliştirdiği hücrelerden (felloderm) oluşur. Yaşh bitkilerin kök ve gövdelerinde üstderinin yerini alan periderm, üstderi gibi su kaybını önler ve özellikle doku yıkımı söz konusu olduğunda böcek ve mikroorganizmaların saldırılarına karşı bitkiyi korur. Eğreltiotlan, açıktohumlular ve kapalıtohumlular gibi tüm damarlı bitkilerde, su ve besinleri bitki ekseni boyunca çeşitli organlara taşıyan iyi gelişmiş bir iletimdoku sistemi vardır. İletimdoku temel olarak, suyu taşıyan odundoku ya da ksilem ve besin maddelerini taşıyan soymukdoku ya da floemden oluşur.

Birincil odun ve soymukdoku, bitkinin köklerinden yapraklarına kadar uzanan iletim demetlerinden doğar; ikincil odun ve soymukdokuyu ise, gövde ve köklerdeki büyütkendoku halkası oluşturur (ikincil soymukdoku bu halkanın dış kenarı, ikincil odundoku ise iç kenarı boyunca oluşur). Birçok bitkinin eksenini yani ana yapısını oluşturan dokuya temeldoku denir. Başlıca temeldoku tipleri özekdoku, destekdoku ve içderidir. İnce çeperli canlı hücrelerden oluşan özekdoku, damarlı bitkilerde (ve büyük olasılıkla birçok ilkel bitkide), besin maddelerinin üretilmesi, depolanması, fotosentez gibi önemli yaşamsal olayların gerçekleştiği dokudur. Özellikle gövde kabuğu ve yapraklarda -bulunan pekdoku(*) (kollenkima) ile pekdokudan farklı olarak cansız ve kalın çeperli hücrelerden oluşan sertdoku (sklerenkima), öbür dokulara destek olan, bitkinin çeşitli organlarına yapısal dikliği ye sertliği sağlayan birer destekdokudur. İçderi ise, genellikle iletimdoku sistemini çevreleyen bir hücre katmanından oluşur.

Hayvan dokusu: Geleneksel olarak, insanın ve öbür omurgalıların dokuları, özellikle kendilerini oluşturan hücrelerin tipine dayanarak dört büyük grupta sınıflandırılmıştır: Vücudun dış yüzünü örten deri hücreleri ile organların, boşlukların ve kanalların dış yüzünü örten mukoza hücrelerinden oluşmuş epitel doku ya da epitelyum; organların iç yüzünü döşeyen hücrelerden oluşmuş endotel doku ya da endotelyum; işlev gören hücrelere destekleyici ortam yaratan işlevsiz hücrelerden oluşmuş stroma dokusu ve değişik tipten hücreleri birbirine bağlamaktan başka tanımlanmış bir görevi olmayan bağdoku. Çok genel bir terim olan bağdoku, kirişlerdeki esnek dokular, eklemlerdeki kıkırdaklar, kemikler, hatta kan gibi aralarında ne yapısal ne işlevsel bir benzerlik olan birçok doku tipini kapsar.

Bu sınıflandırma doğru olmakla birlikte, benzer işlevleri yerine getirmek üzere bir araya toplanmış hücrelere doku dendiğine göre, en doğru yol dokuları işlevlerine göre sınıflandırmaktır. Hayvan dokuları, işlevsel olarak da gene dört grupta toplanabilir.

Birinci grupta, besinlerin ve oksijenin hücrelere taşınmasını, besinlerin sindirimini, depolanmasını ve metabolizma artıklarının atılmasını sağlayan dokular bulunur; canlının büyümesinden, kendini onarmasından sorumlu olan ve enerji gereksinimini karşılayan bu dokulardır.

Omurgalılarda ağız ve yutakla başlayıp mide ve bağırsaklarla devam ederek anüste sonlanan sindirim kanalı, aralarında sinir dokusu ile kan damarlan bulunan kas dokusundan oluşmuş, -iç yüzü de mukus salgılayan epitel hücreleriyle döşenmiştir. Başlıca işlevleri besinleri sindirmek, besinler içindeki yararlı maddeleri emmek ve metabolizma artıklarını vücuttan dışarı atmaktır. Sindirime yardımcı olan öbür organlar, besinleri parçalamak üzere sindirim enzimleri salgılayan epitel hücrelerinden oluşmuş pankreas ile özellikle kandaki metabolizma ürünlerinin dengesini sağlamak üzere bir dizi işlev üstlenmiş olan karaciğerdir. Başka görevlerinin yanı sıra hücrelere oksijen ve besinleri taşıyıp, metabolizma artıklarını temizleyen kan da bir doku olarak kabul edilebilir. Epitel döşeli hava keseciklerinden (alveol) oluşan akciğerlerin damar yapısı çok gelişmiştir; bu sayede havanın oksijenini alır ve kirlenmiş kandaki karbondioksiti solukla birlikte dışarı atar. Böbreklerde, çevreleri çok ince kılcal damarlarla örülü, içleri de epitel dokusuyla döşenmiş olan ve kandaki azotlu artıkları emerek vücuttan atan borucuklar bulunur.

İkinci gruptaki dokuların işlevi, fiziksel ve kimyasal süreçlerle vücudun eşgüdümünü sağlamaktır. Bunlar, sinir lifleri boyunca iletilen elektrik uyarılarıyla çalışan sinir ve duyu dokuları (fiziksel denetim) ile hormon adı verilen kimyasal maddeleri kana boşaltan iç salgı dokuları (kimyasal denetim) olmak üzere iki bölüme ayrılabilir. Düz (çizgisiz) kaslar ve salgıbezleriyle ilgili sinir etkinlikleri istemsiz, çizgili kasları (iskelet kasları) harekete geçirenler istemlidir. Duyu alıcılarından gelen uyanlar getirici sinirlerle beyin ve omurilikten oluşan merkez sinir sistemine taşınır; bu merkezden alınan yanıtlar da götürücü sinirlerle kaslara ve salgıbezlerine uyarı biçiminde iletilir. Hormonlar aracılığıyla sağlanan kimyasal denetim çok yavaş ve uzun bir süreçtir. Kan akışıyla bütün vücuda dağılan bu maddelerin bazıları pek az hücre tipini etkilerken, bazılarının işlevi özel doku ya da organlara yöneliktir. Iç salgı dokuları, hormonların ilgili hücre ya da organda yarattığı etkiye bağlı olarak salgı miktarını sürekli olarak denetler.

Üçüncü grupta, vücuda destek olan ve hareketi sağlayan dokular bulunur; bu dokulardan en yaygını, organlan, kemikleri ve kasları çevreleyerek, hatta içlerine kadar girerek hepsini bir arada tutan bağdokudur. Bağdoku, dağınık (amorf) bir ara madde içine gömülmüş hücreler ile kollajen, esnek ve ağsı liflerden oluşur. Kasları kemiklere bağlayan kirişler ve kemikleri bir arada tutan bağlar en güçlü bağdoku örnekleridir. Bu asıl bağdoku dışında, gene bir ara maddeyle kuşatılmış hücrelerden oluşan kıkırdak ve kemikler, işlevleri gereği daha çok destekdoku olarak bilinir. Kıkırdaklarda, hücreler arasındaki bağlayıcı madde lastik kıvamındadır; oysa, kemiklerde bu doku inorganik tuz kristallerini içerir ve oldukça serttir. Hareketten sorumlu olan kas dokusu ise kasılıp gevşeyebilen hücrelerden oluşur. İskeletin hareketini sağlayan çizgili kaslar istemli olarak denetlenirken, iç organlardan çoğunun duvarlarını oluşturan düz kaslar normalde istemli olarak denetlenemez. Kalp kası, çizgili olduğu halde istemsiz çalışan tek kas dokusudur.

Dördüncü grup, üreme organlarının (örn. erbezi ve yumurtalıklar) dokularını, kan hücrelerini yapan dokuları, ayrıca kandan türeyen ve bütün vücut dokularının hücrelerini kuşatan lenf, merkez sinir sistemindeki boşlukları dolduran beyin-omurilik sıvısı ve memelilerin salgıladığı süt gibi doku sıvılarını içeren karma bir gruptur.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar