9:58 am - Cumartesi Aralık 10, 2016

Biyojeokimyasal Çevrim

Cumartesi, 13 Nisan 2013, 17:17 | Sizden Gelenler | 0 Yorum

Biyojeokimyasal Çevrimler, Biyojeokimyasal Çevrim Nedir

Biyojeokimyasal çevrim, canlı maddenin yapısındaki temel elementlerin doğal dolaşı­mı. Katı, sıvı ya da gaz halindeki bu elementler, biyosferin cansız bileşenlerin­den canlı bileşenlerine doğru akıp, sonunda yeniden cansız bileşenlere dönen bir çevrim izler. Göl ya da orman gibi büyük bir ekosistemin canlı bireylerinin yaşamlarım sürdürebilmesi için, canlı hücreyi oluşturan bütün kimyasal elementlerin ara vermeden bu döngüyü yinelemeleri gerekir. Benzetme yapmak gerekirse, her çevrim­de, biyosferin cansız bölümüne karşılık düşen daha büyük ve daha az hareketli bir biriktirme (besin) havuzu ile daha küçük, ama daha hareketli, özellikle ekosistemin canlı ve cansız bileşenleri arasındaki hızlı madde alışverişinin gerçekleştiği bir alavere (çevrim) havuzunun bulunduğu söylene­bilir.

Biyojeokimyasal çevrimler, azot, oksijen, karbon ve su buharının dolaşımını sağlayan gaz halindeki çevrimler ile demir, kalsiyum, fosfor gibi yer kabuğu elementlerinin dolaşı­mım sağlayan katı çökelti çevrimleri olmak üzere iki büyük grupta toplanabilir; ilk çevrimdeki biriktirme havuzu atmosfer ya da okyanuslar (buharlaşma yoluyla), ikinci­sinde ise yer kabuğudur. Gaz çevrimleri genellikle çökelti çevrimle­rinden çok daha hızlıdır ve atmosfer gibi büyük bir biriktirme havuzu söz konusu olduğundan, biyosferdeki değişikliklerin düzenlenmesi çok daha kolaydır. Örneğin belli bir bölgede biriken karbondioksit hemen rüzgârlar aracilığıyla dağıtılır ya da bitkiler tarafından hızla emilir. Bununla birlikte, sık sık yinelenen olağandışı karga­şalıklar çevrimin kendi kendini düzenleme yeteneğini ciddi biçimde kısıtlar. Çökelti çevrimleri elementten elemente değişmekle birlikte, her çevrimde temel olarak bir çözelti ve bir kayaç (ya da çökelti) evresi bulunur. Ufalanma süreçleri, yer kabuğundaki bazı minerallerin tuz halin­de açığa çıkmasını sağlar; bu tuzlardan bazıları suda çözünür, böylece bu suları içen pek çok canlının vücuduna geçer ve sonuçta sonsuza değin dolaşım dışı kalacağı derin denizlere ulaşır. Geri kalan tuzlar ise, hava koşullarının etkisiyle yeniden dolaşıma gi­rinceye değin, sığ denizlerde tortul ya da kayaç biçiminde çökelip birikir. Bitkiler ve bazı hayvanlar besinlerini doğ­rudan doğruya yaşadıkları çevredeki çözel­tilerden, hayvanların büyük bölümü ise yedikleri bitki ve hayvanlardan sağlarlar. Bir canlı öldüğünde, dokularında bağlı olan elementler çürükçül canlıların aracılığıyla yeniden biyosfere karışır ve yaşayan öbür canlıların yararlanabileceği duruma gelir.

 2017 YGS Soruları ve Yorumlar İçin Tıkla

Yorum Yazın

Yararlı Bağlantılar